Oysa rüyalar, bazen hayatın en kaba malzemesinden bile oluşsalar, bu malzeme rüyada özel bir biçimde işlenip yoğrulduğundan, uyanıklık halinin zaman sınırlarıyla engellemeden alabildiğine çekilip uzatılabildiğinden, aynı malzeme rüyada tanınmaz hale gelir.
" Eminim ben ölsem, üç gün bile dayanamaz, öldürürdünüz kendinizi"
Böyle karşılıklı yalanlar söylüyorduk ama bazen, samimiyetin söyleteceği doğrulardan daha derin bir gerçek, samimiyetin sesinden başka bir ses tarafından ifade edilebilir, öngörülebilir..
Ya acı çekmekten ya da sevmekten vazgeçmem gerekiyordu. Çünkü başlangıçta arzu tarafından yaratılan aşk, daha sonra da ıstıraplı bir kaygıyla beslenebilir ancak.
Aşkta acı zaman zaman diner, ama hemen ardından, farklı bir biçimde tekrar başlar. Sevdiğimiz kadının bize ilk zamanlardaki gibi coşkulu bir yakınlık göstermediğini, sevgi dolu sözler söylemediğini görüp üzülürüz, bunları bir bizden esirgeyip başkalarına bahşetmesi daha da çok arar acı verir.
Zaten aşık bir insan en feci şeylerden biri -onca ihtimal arasında sadece tecrübe casusluk sayesinde öğrenilebilecek- tek tek gerçekleri bulmanın bunca zorluğuna karşılık, gerçeğin tamamının kolaylıkla kavranabilmesi veya yalnızca hissedilebilmesidir.