"Biliyor musun insanlar ikiye ayrılıyor: yüce gönüllü olanlar ve olmayanlar: ben artık insanın hangi tarafta yer alacağına, kimi sevip kimin önemsemeyeceğine kesin karar vermesi gerektiği yaşa geldim, bir yaştan sonra insanlar sevdiklerine bağlanmalı, diğerleriyle harcanan zamanı telafi etmek için onlardan ölünceye kadar ayrılmalı"
İçimde tekrarladıkça ağırlığı artan ve işittiğimde bana diğer bütün isimlerden daha dolu, daha yoğun gelen bu isim, içimde sonsuza dek yazılı olduğu yere gelip oturduğunda, ağırlığı nefesimi kesiyordu.
Ama kısa süredir, kulak kabarttığım taktirde, babamın karşısında bastırmayı başardığım ve ancak annemle yalnız kaldığımızda koyverdigim hıçkırıkları gayet iyi duyabiliyordum yine. Aslında o hıçkırıklar hiç sona ermedi; şimdi etrafımda hayat daha suskun olduğu için onları tekrar duyar oldum. tıpkı gündüzleri şehrin gürültüsü tamamen bastırdığı için çalmadıklarını zanedebileceğimiz manastır çamlarının gecenin sessizliğinde tekrar çalmaya koyulmaları gibi.
Çehov'u okuyup, onu benimsemeyen veya içleştirmeyen birine rastlamadım hiç.
Benim için bu güzel yolculuğun başını, Köpeğiyle Dolaşan Kadın" eseri çekiyor. Şimdi ise "Altıncı Koğuş" ve çok çok iyiydi
Çok uzatmadan, Üstad'ın cümlesi ile bitiriyorum;
" Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o da bir deli! "
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma