📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Emila Ajar benim için çok uç noktalarda yer almış bir yazar.
Kalemi o kadar akıcı ve verimli ki bütün kelimelerini ve cümlelerini emmek için muthis bir mücadele veriyorum. Ve eserlerini bitirmeyi elimden geldikçe geç bitiriyorum. Çünkü bitince, "keşke bitmeseydi" pişmanlığını yaşıyorum.
Neyse konuya dönelim.
Mücadele, aşk, ihtişam, yoksulluk yani Paris'in renklerine ve ruhana hakim olan üstad, edebiyatta taşıdığı tanrısal yüceliği ile duygudaş karekterlerini yine aynı çatı altına toplamayı çok iyi bir şekilde başarmış.
Severek okudum. ️
"Sevgili Jean, Victor Hugo'nun, Balzac'ın ya da XIV. Louis'nin yaşadıkları yerlerde saygı
duruşunda bulunuyoruz, değil mi öyle?"
"Ama bunlar önemli kişilerdi, Mösyö Salomon.
Victor Hugo deyip de geçmeyin. Onları
düşünmek, onların anıları önünde saygıyla eğilmek doğal. Tarihsel kişilerdi bunlar!"
"Evet, ünlü kişileri herkes anımsar da hiçbir şey olamamış, ama sevmiş, umut etmiş, acı çekmiş kişilere kimsecikler aldırmaz.
Doğuşlarında hepimizin ortak hazır giysisini alçakgönüllülükle sırtına geçirip de son durağa dek çıkarmamış olanlara.
Bu deyim, bu hiçbir şey olmamış deyimi bile iğrenç, gerçek ve katlanılmaz bir şey. Kendi küçük olanaklarımın sınırı içinde, buna boyun eğemem."