Bir kez, tüm bu Bay Vinson’lan atlattıktan sonra, gönlünde yatan türden bilgiye adım adım yaklaşmaya başlayacaksın; yani, istiyorsan, arıyorsan ve bekliyorsan onu. Diğer pek çok şeyin yanında, insanların davranışları karşısında aklı karışan, korkuya kapılan, hatta hasta olan ilk kişinin sen olmadığını anlayacaksın o zaman. Bu konuda hiç de yalnız değilsin. Heyecan ve dürtüyle öğrenmek isteyeceksin. Aynı senin şimdiki durumunda, pek çok, pek çok insan ahlaksal ve ruhsal sorunlarla karşılaşmış. Ne mutlu ki, bazıları bu sorunları yazmışlar. Onlardan öğreneceksin bunları; eğer istersen. Aym biçimde, bir gün senin önereceğin bazı şeyleri başka birinin gelip senden Öğrenmesi gibi. Ne güzel bir düzen bu, sırayla, karşılıklı. Ve, eğitim de değil bu.Tarih bu. Şiir bu.
Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir,
olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.
İçindeki hikayeleriyle, taşıdığı düşünsellikle, birçok önemli tarihi olaya dokunuşuyla kendisini okunmaya değer kılan bir kitap olmakla birlikte edebi yönünü bir tık eksik gördüğüm fakat genelde anlamda başarılı olduğunu düşündüğüm eser. Okunması ve okutulması gerek çünkü bizim gibi sabit düşüncelere sahip insanların çoğunlukta olduğu bir ülkede insanlara birkaç farklı pencereden olayları gösterme imkanı sunuyor. Aynı zamanda evrensel olma amacı güden yazar, kitabın yurt dışında çok okunmasına bakılırsa bunu başarmış. İyi okumalar
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma