Bu kitap için yazılan incelemeler bile methiye yarışına giriyor. Haliyle " Tutunamayanlar" romanını ele alan tüm makaleler de taraflı. Kitabı överek bilineni yapabilirim. Popülizmin tasmasını takmış bir kitabın isyanı ne kadar dürüst olur ? " Batsın, batsın Dünya " diyerek mi ? Samimi değil. Ne diyelim, göklere çıkarılan Tutunamayanlar'ın birkaç kült kitabın karışımından ibaret olduğu da göz ardı edilen ya da kısık sesle dillendirilen bir gerçek. Buna post-modernizm diyorlar. Yanlış anlaşılan post - modern roman tekniklerini satmak malumarfuruş. Açıkçası edebiyatta etkilenme olabilir ama bizzat alıp kullanmak hoşuma gitmiyor. Duygusal hönkürmede her satıra sinmiş, melodramın romana hakim olması da sıktı okurken. Ayrıca karakterleri " camdan baktı, arkasını döndü, sigara yaktı..." vs gibi eylemlerin fazla kullanımı da yavaşlatıyor. Tutunmayanlar usta eserlerin ( Ulysses, Solgun Ateş, Tristram Shandy, Şato ) gölgesinde kalmıştır. Tek iyi yönü Modern Türk Edebiyatının öncüllerinden olması belki de. Tabii, herkes dilediğini yazar, bastırır; diktatör olmaya gerek yok. Ayinlerle kutlanan ve peygambervari davranılan yazarın erken yaşta ölmesinin de katkısı yadsınmaz. Belirsiz bir topluluğun daha birçok fantazisi de var, oraya girmeyelim. Tapmak ya da ölü seviciliği yapmak - ne de olsa sesi çıkmaz toprağın altında, ölürse değerlenir mantığı - için kitap okumayız. Anlamadığım zor roman diyor övenler. O zaman siz Falukner ya da Pynchon okumadınız. Tabii, hepsi şahsî görüşüm ama yine de düşünürken hatırlamak gerek ki, Türk edebiyatı Tutunamayanlar'dan ibaret değil.