Mona Roza

Mona Roza
@Rasengann
Kendisini onlardan biri gibi hissetmeyi becerememesi"diverjant"bir durumdu-bazı depresif anlarda ise "inkompatibile"ydi
8/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2021 00:32
İsmet özel kafa karıştıran,kafayı çalıştırmaya zorlayan,kendine özel kelime oyunları ile yazılarını sabır,gayret ve merak üçlemesi ile okutturan bir söz sahibi. Vel Asr eseri de bunlardan biri.Anlamak için tüm alıcıların teyakkuza geçirilmesi icap edenlerden. Meseleler,hususlar,bam yerleri diğer eserlerinde olduğu gibi; Sen ,ben,biz,siz,onlar... Yine aykırı bir anlatım,yine hakikate yel değdirmiş düşünceler.. Belki tanımayana ‘agresiflikle sataşma’ gibi gelecek gerçekler silsilesi de var. Bu yanlış anlama,anlaşılma durumu kendisinin de dediği gibi : Henüz; Ben “sen”im,sende “ben”sin diyemediğimiz için sanırım. İşlenen konular ve özellikle başlık seçimleri yine şahsına münhasır. Herkes okusun/herkese tavsiyedir demiyorum. Zihin faaliyeti yapmak,düşüncelerini şöyle bir tartmak,dünya aleminde “neredeyim”şeklinde yoklama almak-kendini ölçmek isteyenlere tavsiyedir sadece.
Düşünce
Ve'l-Asrİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20131,388 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 14:02
Mizah kafasına sahip her kişi niyetine Selam herkes Günün kitap konusu çocukluk hatıralarımdan dem vurabileceğim birçok şeyi içeriğinde barındırıyor.Zaten okurken burun direği sızlatan o dönemin film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçmesi muhtemel. Hep Lunapark Bu kitap şarkılı,müzikli kitap. arka kapakta Bulunan QR kodu okuttuğunuzda kitap şarkı söylüyor. -ciddiyim- Soundtracki bulunan okuduğum ilk roman özelliği ile(yok öyle kararlı şeyler-Ah Lunapark)oldukça gönlümü çeldi. Yazar @bahadircuneytyalcin ‘ın okuduğum 2.kitabı.İlk kitaptan aşina olduğum değişikler,acayipler silsilesini memnuniyet ile bu kitapta da okudum. Özellikle editör olarak Aleksi Pavloviç ismini görmek (kodesten de rol çalmış)Aleksi severleri memnun etmiştir diye düşünüyorum. Kitap tam keyiflik.Öyle bilindik , klişe dramlık,korkuluk,meşklik işler yok. Zaten karakterlerde a acayip. Hikayenin kurgusu,anlatımı da öyle.. Alaturka hanım kaplumbağa mı ararsınız,İsmail abinin kulaklarını çınlatan -Mustafa dayı-mı,rahmetlilere rahmet okuyan mektuplar mı,bayılmaya programlı anneler vs.. aklınıza gelmeyen ne varsa bulacağınız bir kitap. Değişik değişik,çok değişik.
Roman
Hep LunaparkBahadır Cüneyt Yalçın · April Yayıncılık · 2015364 okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 22:07
Selam herkes Karşıt kültürün en önemli örneklerinden birini olumlayacağım bugün. GUGUK KUŞU Demokratik kamu menfaati ile ve bu menfaat çerçevesinde yardım ediyormuş gibi görünen ancak gerçekte herkesi,herkesleştirme amacı güden tüm idari sistemlerin eleştirisidir biraz. Biraz da başka şeydir onu sona saklıyorum Bu sistem eleştirisi; Rehabilite/tedavi adı altında değişime uğratılan uyutulan buna rağmen sisteme/düzene bir başkaldırı sezinlediğinde en ilkel yöntemleri en demokratik ve yasal çerçevede gerçekleştiren (buna ek olarak korku pompalamak da var) bir akıl hastanesi onun personeli ve normal dışı kabul edilen bir koğuş dolusu insan üzerinden yapılmıştır. Kitabın anlatıcısı ayrıca yan karakterlerden biri olan şef Bromden bana göre toplumdaki düzensizliği görüp buna rağmen itiraz etme cesaretini gösterememiş bireyleri temsil ediyor Şefin dışında diğer tüm yan karakterlerin günümüzde belli insan sınıflarını temsil ettiğinin bilgisini de vereyim ancak; yan karakterler hakkında yazmamayı tercih ediyorum. (Hem terazi hem üşengeç) Gelelim baş karaktere...Baş karakter Mc Murphy ;namı diğer koğuşun ve kitabın kralı -kendi de dahil her türlü otoriteyi uzun süre otorite kalmaktan alıkoyan bir oyun bozandır-. Sistemin dişlileri arasına fırlattığı çakıl taşları hapur hupur önüne ne çıkarsa öğüten dişlerde amalgam dolgu ile bile kapanmayacak çürüklere sebebiyet verdiği için “tehlikeli ve düzeltilemez”görülür ve Kombina tarafından “ham”yapılır. Bu kitap ve içindeki her şey aslında -kendi kendini mutluluk sorunsuzluk illüzyonu ile kandıran herkes için yazılmış - ilk cümlem de bahsettiğim karşıtlık aslında deli olma /akıllı olmak değil dayatma ve serbestlik arasındadır. Kitabın sonu umutsuz bir şekilde bittiği için bana Orwell’in 1984 ünü Anımsattı. 1984 de Winston’un
Psikoloji
Guguk KuşuKen Kesey · Nemesis Kitap Yayınevi · 20182,037 okunma
6/10
·488 syf.··
2021 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 00:19
Selam herkes Bana seri okuma alışkanlığı kazandıran bir tür hakkında olumlayacağım bu gün. Polisiye,hem de yerli polisiye. bir kaç kitap dışında yerli polisiye okumamış bana farklı bir deneyim oldu açıkçası.. Farklı geldi çünkü;genellikle kitabın sonuna kadar hakim olan “katil kim”sorusu ile boğuşmadım.Çok fazla aksiyon yoktu ancak psikolojik açıdan değerlendirilmesi gereken karakterler ve zengin diyaloglar vardı. Hatta bir ara bakmışım bazı satırların altını çiziyorum. -Meçhul dedektif öyle edebi laflar ediyor,ya da düşündürüyor.- İşte bu kitap ,böyle sıradan olmayan bir dedektifin sıradan olmayan -katilliği seriye bağlamış bir psikopatın -peşine düşüşünün anlatısıydı. Ölen genç kızlar,geçmişle hesaplaşmalar seyir değiştiren cinayetler,katil bir kişi mi,ortağı mı var derken 8 günde 500 sayfalık yerli polisiyeyi bitirdim. -Normalim 2/3 gündür bu türde- Sonunda her polisiyede denk gelemeyeceğim değişik bir son buldum. (Sonlu sonsuz ) Klişeleşmiş türlerinin dışında farklı işleyişli Polisiye arayışında olanlara öneridir.
Roman
DedektifAdil Yasin Özben · Bilgi Yayınevi · 202125 okunma
7/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Selam herkes Bu gün olumlayacağım eser eksikliğini duyduğum okuma alanı tarihten. Bu sebeple kitap hakkında konuşmadan önce adet olduğu üzere kişisel bir takım düşüncelerimi belirtmek istiyorum. Tarihi kitaplar yahut konusunu tarihten alan yazılı sözlü diğer çalışmalar çok ilgi alanımıza girmiyor sanki.Teorik adledildiğinden mi,kaynak aramama isteğinden mi,kronolojik bilgilerin zahmetli gelmesinden mi bilmiyorum; bu türde az okuyup,az araştırıyoruz. Bence matametik kadar(hesap yapmayı çok seviyoruz)tarihide güncel yaşamımıza dahil etmeliyiz. Milli hafıza*tarih hakkında şahsi hafızamız ne kadar yerinde? Her birimiz kendimiz ve çocuklarımız için gelecekten emin olmak ve geleceğe umutla bakmak istiyoruz. Peki geleceği emin kılma adına geçmişin ne kadarını biliyoruz? Vatan dediğimiz sadece bir toprak parçası mı? Yoksa Milli Şairimiz Mehmet Akif’in İstiklal Marşında “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” dizesinde söz ettiği gibi binlerce şehit tarafından kazanılmış ve korunmuş yaşayan/yaşatılacak olan düşünce birliği midir? Yaşadığımız toprak parçası bizim şimdimize ve tarihimize sımsıkı bağlıdır. İşte bu bağlılık durumunun süregelmesi,milli birliğin korunması adına daha fazla tarih bilincimizin olması gerekiyor. ... Bahsedeceğim eser tam da çocuklarımıza ve gençlerimize tarihi sevdirme ,kurtuluş mücadelesini anlatma,Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık yolunda ilerlerken “Asker Atatürk”ü ve “İnsan Atatürk”ü daha yakından tanıtma arzusu ile kaleme alınmış. -Milli eğitim kitaplarında olduğu gibi ezbere dayalı bir okuma yok ,müsterih olun- Elbette kronolojik hadiseler var ancak bunlar akılda kalıcı bir şekilde ve görsel hafızayı canlandırma adına resimlerle anlatılmış. Kitap:1.Dünya Savaşı ile yani Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıktığı 1915 Çanakkale
Tarih
Bağımsızlık YoluTolga Aydoğan · Bilgi Yayınevi · 202112 okunma