"Hey dostum senin sorunun ne" ile başlayıp "Lanet olsun, canın cehenneme" tarzı amerikanvari argo kelimelerin bolca kullanılmasıyla son bulan, ama arasında ne bir olay ne bir kurgunun bulunmadığı, yeraltı edebiyatını hafif andıran, edebi olarak doyum vermeyen bir kitap...
Holden adlı genç ergenin, dördüncü okulundan da atılmasından sonraki üç gününü anlatsada, asıl insan ilişkilerinin sahteliğini, samimi olarak sevmek eyleminin zorluğundan dem vuruyor...
Okurken sıkıldım mı? Kesinlikle hayır, birçok alıntı yapılabilecek cümleler de var aslında kitapta..Holden'in kendi hakkında ve sosyal ilişkileri hakkında düşünceleri çok samimi geliyor okurken, insan karar veremiyor bu çocuk zeki mi?, yoksa iflah olmaz bir sosyopat mı?... Neyse okuyup karar verin işte, ben de keseyim şu zırvalıkları filan(Burası Holdence)... Yusuf Atılgan-Aylak Adam'da görüşmek üzere...
Öncelikle tüm annelerimizin günü kutlu olsun. Ayrıca bu hafta 10-16 Mayıs, Özel insanlar haftası. Onları da muhabbetle selamlıyorum. Bu kitap onların kitabı...
Kendimizi kitabın kahramanın yerine koyuyoruz bakalım...Senden başka 21 tane daha doğum yapmış bir annenin, Cerabral Palsy(beyin felçli) tek çocuğusun..Doktorlar,hem bedensel hem zihinsel engelli deyip tanını koymuş, bundan birşey olmaz arka odaya kapat geç diyorlar... Ve senin hayata tutunacak, dünyaya aksini ispatlayacak tek uzvun sol ayağın...
Chrısty Brown'un kendi gerçek yaşam öyküsünü, otobiyografi tarzında yazdığı, aynı adla senaryolaştırılan kült eserlerden biri... Azmin, başarının, asla vazgeçmeyişin, annesinin fedakarlıklarının öyküsü...
Mesleğim icabı, böylesi özel insanlarla tanışma ve çalışma fırsatım çok oldu. O özel insanlara acıyarak, onları melek olarak atfedip cennet vadetmek yerine, onları sosyolojik, psikolojik, maddi manevi olarak toplumda birey olarak görmek ve topluma kazandırmak asıl önemli olan bu...Ben severek, Chrısty ve annesini takdir ederek, hayran kalarak okudum...
Sol AyağımChristy Brown · Nokta Yayınları · 200695bin okunma