Müthiş bir gelme isteği büyüyor
Mısralara sığmayan
Ellerin niyetlense göğe
Yağmur olacak
Dökükeceğim gönlünün sokaklarına
Korkunç eksiğim
Yalın ayak düşmeliyim eşiğine
Düşküne düş varlığın dünya sofrasında
Hürsün
Hakikatin ışığı işlenmiş alnına
Esarete zinhar yer yok dimağında
Vakursun
Selam üzerine olsun
Heybemde dünya yükü kambur
Bir soluk
Ufkuma ilişen yolunun hakikatli aydınlığı
Bahara kalmaz uzanır avuçlarım seferinin şah damarına
Dua
Kabul eyle düşkünün düşü
Sofrana
Ruhunla konuşan bir gölge bırakmışsan arkanda
Çürümek o kadar da kötü değil
Sözünü unutma
Şayet ruhların bir bağı varsa
Biz aynı göğe bakmak için var olduk
Birlikte uyumalıyız toprakta
Gecene ve gündüzüne bir küçük hayr mektubu bırakıyorsam
Hayrın kanadında taşıdığım
toprağına birkaç damla su
Zamanın her boğumunda
gülen yüzünün ardında gizli kuru bir çatlak büyür bilirim
Toprağın çöle yüz tutar
İtirazı bunadır gönlümün
Uzağı yurt ediniyor olmana şahitlik
Katline sebep cümle yaşamın
Yeşermeli yine gözlerine gömülü bereketli toprak
Yeşermeli
Aksi haksızlık yolunu gözleyen günahsız çocuklara