Ali Osman Bulut

Ali Osman Bulut
@Raskolniko
İletişim sosyolojisi ve Etnografi Kent ve birey Kitap, doğa, sinema ve fotoğraf
Doktora
İstanbul
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Parmenides düşünülebilecek iki irdeleme yolu olduğunu söyler: (1) Biri varolanın olduğu ve onun var olmamasının olamayacağı-ki bu inandırıcı yoldur, ha- kikatin yolu. (2) Öteki ise varolanın olmadığı ve onun var olmamasının zorunlu olduğu yoldur, "o yoktur" yolu-girilmez yahut çıkmaz yol. Parmenides, ikinci yo- lun girilmez, çıkmaz olduğunu söylemiştir; zira varolan- olmayan bilinemez, dile getirilemez. "O yoktur", söz edi- lebilir ya da düşünülebilir değildir. Çünkü "o" bir varo- lana işaret eder. Varolan-olmayana dair konuşmak açıkça çelişkiye düşmek olacaktır:
Reklam
insan olmak, kötünün yanı sıra iyi, akılsalın yanı sıra akıldışı, kusursuzun yanı sıra iğrenç olmak demektir; kötü olunurken iyi ve iyi olmaya çabalarken kötü olmak olanaklıdır. İnsan ırkı tüm bir doğa dünyası gibidir; tek bir davranış biçimi yoktur, kopyalar halinde çoğaltılamaz.
Damıtıldı bu tarihte
Ne cok sayfa sığdırdım bakışlarına çocuğum Ezberden sarı bahar gülüşler biriktirdim gamzelerinde Dudaklarımı kıpırdatmadan okudum parmak uçlarından öpüşleri ki Kurdeleler yeşersin solumda. Zamanın değirmeni avuçlarında Öğütülmeli doğacak olan her çizgim. Bazen sayfalar sığdırıyorum bakışına gülüşüne Bazen ise Had de hacet de kalmıyor uzun uzun anlatmaya Tek kelime yetiyor Elham diyorum Doyuyorum..  Elham.
Ne düşünüyorsunuz meseleye ilişkin
College de France da "söylemin dizilişi" adlı konferansta M. Foucault'un konuşmasında şöyle diyor: "Bugün yapmak zorunda olduğum konuşmada ve burada belki de yıllar boyunca yapmak   zorunda kalacağım konuşmalarda, hiç kimseye sezdirmeden eriyip gitmeyi dilerdim. Söze başlamaktansa sözün beni sarıp sarmalaması ve beni her türlü olası başlangıcın çok ötelerine taşımasını isterdim. Konuşacağım sırada, kimliği bulunmayan bir sesin benden epey önce söze başlamış olduğunu fark edivermek ne hoş olurdu: O zaman sözcükleri bağlamak, cümleyi sürdürmek, sanki bir an için askıda tutarak bana işaret etmişçesine yarattığı boşlukların arasına hiç kimsenin fazlaca dikkatini çekmeksizin yerleşivermek yeterdi bana. Böylece başlangıç olmayacaktı ve söylemin kendisinden kaynaklandığı kişi olacak yerde, onun uzayıp gidişinin rastlantısallığında zayıf bir boşluk, olası eriyişindeki bitiş noktası olacaktım."
Düşünce