Geçmedi yâre sözümüz,
Yollarda kaldı gözümüz,
Yere çalındı yüzümüz,
Böyleymiş kara yazımız.
Çiçekler açılmaz oldu,
Pınarlar içilmez oldu,
Yâr bize bir gülmez oldu,
Böyleymiş kara yazımız.
Bu bahtımızın işidir;
Bu her işlerin başıdır:
Yâr başkasının eşidir,
Böyleymiş kara yazımız.
Yalnız ona yâr demiştik,
Onda bir şey var demiştik,
O bizi anlar demiştik,
Böyleymiş kara yazımız.
Hey gönül gene bu gece
Kederin geceden yüce;
Gel susalım beraberce:
Böyleymiş kara yazımız.
Yâr, senden uzak ellerde
Kaldım ağlayı ağlayı;
Bitip tükenmez yollarda
Öldüm ağlayı ağlayı.
Bilmem sihir mi, büyü mü?
Çözülmez aşkın düğümü;
Ben senden istediğimi
Buldum ağlayı ağlayı.
Güzel gördüm yığın yığın,
Bel ince, gözleri baygın...
Hepsinden güzel olduğun
Bildim ağlayı ağlayı...
Gel gaflet etme beni bul,
Kuş gibi sîneme sokul.
>Bak, ben senin kapına kul
Oldum ağlayı ağlayı.
Yâr, neden gözlerin süzgün? Sakın sen de mi üzüldün? Ben senden ayrıldığım gün Güldüm ağlayı ağlayı.
1
Gönlümü avutamadım,
Seni söküp atamadım,
Ben bahtımı tutamadım,
Yâr, seni unutamadım.
Bahtın lûtfuna ermişim.
Gönlümü sana vermişim.
Meğer ne çok severmişim,
Yâr, seni unutamadım.
Gönül bir acayip deli,
Yârin azâdolmaz kulu.
Bilemedim neylemeli?
Yâr, seni unutamadım.
Kalksam gönlümü azâda
Eski günler gelir yâda;
Bu nisyan dolu dünyada
Yâr, seni unutamadım.
Kendimi aldırdım gama,
Yerleştin kaldın kafama;
Unutmak istedim ama
Yâr, seni unutamadım
Eller araya girdiler,
Türlü fesatlar kurdular,
Sevdamızı çok gördüler
Seni benden ayırdılar.
Eridim, tükendim gamda;
İnsaf yok benî âdemde,
En fazla sevdiğim demde
Seni benden ayırdılar.
Gezilmez diyarlar gezdim,
Yazılmaz koşmalar yazdım;
Ben sensiz yaşıyamazdım,
Seni benden ayırdılar.
Şaşırdım aşka düştükçe,
Yere vuruldum coştukça;
Doğrulup sana koştukça
Seni benden ayırdılar.
Kurbanı oldum bir hiçin,
Görmem yüzünü sevincin...
Niçin güzel yârim, niçin
Seni benden ayırdılar?