Hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı.
Sevdiğin biri var mı?
Evet.
Seni seviyor mu?
Evet.
Söyledi mi peki?
Hayır.
Nereden biliyorsun?
Her seferinde kitaplarımı geri verirken içine çiçek koyuyor.
Hepsini okuyor mu?
Elbette okuyor.
Öyle mi? Sordun mu ona?
Önemli yerlerin altını çizdiğini görebiliyorum.
O da insanlığı kurtarmak istiyor mu?
Evet.
Nereden biliyorsun?
Altını çizdiği cümlelerden...
“Benim şiirimi şiir yapan şey hatalarım, kusurlarım ve beceriksizliğimdir. Saman alevi gibi parlayıp sönen imgelerdir. Okuduklarında şöyle düşünecekler: Bu şiir değil ama nedense yine de şiir.”
Aklım başımda olsaydı şiir yazmazdım. Aklım başımda olsaydı her devirde nasıl beceriyorsam muhalif olmanın bir yolunu bulmazdım. Aklı başında olanlar, aklı başında olmayan bir cadının özgeçmişini istedikleri gibi kesip biçebileceklerini sanmışlar ve bir cümleyi çıkarmışlardır. Çıkardıkları cümle kendilerince muhtemelen caiz bulunmamış olabilir, belki bir şiir festivalinin 'saygınlığına ve ağırlığına yakıştırılmamış olabilir ki şiir hiç de onların istediği bir ağırlığı taşımayacak ve onların istediği biçimde saygın olmayacaktır. Şiir, gerçek şiir okurlarının ve gerçek şairlerin anlayabileceği başka tür bir ağırlık ve saygınlığı yaşatmıştır."
Rahatsızım ve neredeyse suçluluk duyuyorum çünkü kimi kez tuttuğum yasın bir telaşa, heyecana indirgendiğini sanıyorum.
Ama bütün yaşamım boyunca telaşlı, heyecanlı değil miydim ben?