nasıl ki kemikler et parçaları, iç organlar ve damarlar, görüntüyü insan için katlanılabilir kılan bir deriyle örtülüyseler, ruhun heyecanları ve tutkuları da kibirle örtülüdür: kibir ruhun derisidir.
çünkü bir ülkenin sakinlerinin en az dokuz karakteri olur; biri meslek, biri devlet, biri sınıf, biri coğrafya, biri cinsiyet, biri bilinçli, biri bilinçsiz karakter ve belki bir de hususi karakterdir; kişi bütün bunları kendi içinde birleştirir ancak sonrasında hepsinin içinde eriyip gider, aslında kişi bütün bu derelerin doldurup boşalttığı bir çöküntüden başka bir şey değildir. bu dereler çöküntünün içine sızar sonra da diğer çaylarla birlikte başka bir çöküntüyü doldurmak için bir öncekinden ayrılırlar.