Kitabı elime aldığımda soğuk bir his karşılamıştı beni, hüzün dolu bir hikayeye tanık olacağımı düşünmüştüm. Oysa kitap bana yaşamın ne kadar değerli ve an'ın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Okuduğumda kazandığım şeyler değil de hatırladığım şeyler oldu diyeyim. Dil ve anlatım yönünden eksik buldum - bu benim okuma kültürümden kaynaklanabilir- . Okunabilir, güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim ancak kitap bir nebze müstehcenlik içeriyor okumayabilirsiniz yahut o sayfaları atlayabilirsiniz. Bu hikayede herhangi bir kopukluk yaşatmıyor. Kitapla kalın...
~Aldıktan sonra uzun bir müddet kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitap olarak kaldı. İşin açığı nedendir ki okumaya çekiniyor bundan ötürü de daimi olarak erteliyordum . Kitaplar da rızkımızın bir parçasıdır ve bu rızkın artık nasibim olduğuna kanaat getirdiğim vakit okumaya başladım. Daha önce hiç Oğuz Atay romanı okumadığım için oldukça heyacanlandım . içerik olarak gerçekten sürükleyici , kitabı kapadıktan sonra tekrar her on dakikada bir başına gelip tekrar okuduğumu bilirim. İnsanların iç dünyasına duyduğum merakı bu kitapla keşfettim diyeyim. Kimi cümleleri tane tane okuyup anlayabiliyorsunuz ; bu , kitabın akışını bozuyorsa - bu size bağlı - sıkıntı oluşturabiliyor. Beyazlar içinde bir siyah nokta diyelim .
Son sayfasına geldiğimde üzüldüğüm kitaplardan biri...