Değirmen yanında yaşlı,sık söğütler yapraklarını hışırdatıyor,derenin ötesindeki çadırların ateşleri sönüyor,ne olduğunu anlayamadığım gölge gibi bir şey,bazen bahçeler arasında kaybolarak,bazen yeniden görünerek karşı kıyıya, köyden yana,sessizce sıçrayıp gidiyordu.Rüzgar oralardan elma kokularını,çiçeklenmiş mısırların yeni sağılmış süt gibi sıcak özlerinin,ballarının kokusunu ve kurumuş gübrelerin ılık nefeslerini getiriyordu.