Yaşadığımız şu karabasan, bir gerçeğin yansımasından başka bir şey değilse, ölümsüz gençlik ve bahar düşlerimiz nedir? Gerçek değil mi onlar? İstersen şimdi yalnızca bunu düşünelim ve bekleyelim yarını. Yarın her zaman güzeldir.
Doğal bir güzellik öğesini düşünmeye dalan kimseye ne bir bela erişebilir ne de hüsran. Çaresizlikle içiçe geçmiş manevî ve politik baskı ve boyuneğiş öğretileri, asla doğanın dizginliğini tadanlarca vaaz edilmemiştir.
Hep başkaları ile karşılaşmak için şehirlere döneceğiz işte, cehennemimiz olan ama bize yine de konuşmak, konuşmak, konuşmak olanağı sağlayan, ürküntü veren bu suskunluğu gürültüye boğmamıza yarayan başkalarına ve şehirlere...
Bu yalvaçsı ruhun olağanüstü gelişmesi, tehlikeleri yok eden, bileğimize güç veren, yeni olasılıkları keşfettiren, bizi toprağın, denizin, gökyüzünün, bütün bunlardan çok daha değerli olan bir şeyin, kendimizin efendisi kılar!