Bir oyundu, çocukluğumuzda oynardık
Önce nokta nokta bir cümle
Ve sonra harf sorardık
İlk bilemediği harfe bir kafa
İkincisine bir gövde
Çizgilerden dar ağacı kurardık
Çocuktuk, güzel oyunlarımız vardı
Boş vakitlerimizde
Birbirimizi asardık
Dış dünyaya durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu bin derdi bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir çabaydı.