ThePastryChefsLibrary

Puan vermedi·128 syf.··
2026 70. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 12:41
Kanunname temelde üç ana bölüm (bab) üzerine şekillenmiştir: 1. Bölüm: Devlet görevlilerinin (veziriazam, vezirler, kazaskerler,defterdarlar) devlet protokolündeki yerleri,rütbeleri ve birbirleriyle olan hiyerarşik ilişkileri. 2. Bölüm: Saltanat gelenekleri, padişahın huzuruna kabul şartları, divan toplantılarının işleyişi ve teşrifat kuralları. 3. Bölüm: Devlet suçları,bu suçlara öngörülen cezalar ve meşhur "kardeş katli" maddesinin de dahil olduğu nizam-ı âlem (dünya düzeni) kuralları ile mali hükümler. Fatih bu kanunname ile,o döneme kadar büyük oranda örfi ve sözlü yürüyen, yer yer doğu sülale geleneklerine dayanan yönetim pratiklerini yazılı, merkeziyetçi bir anayasa zeminine taşımıştır.
Atam Dedem Kanunu Kanunname-i Al-i OsmanFâtih Sultan Mehmed · Kronik Kitap · 2017122 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·352 syf.··
2026 69. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 22:33
Hatice Aydın tarafından hazırlanan,çevrilen ve notlandırılan Theophanes Confessor’ün Kroniğinde Türkler: 284-813,özellikle Erken Dönem Türk Tarihi ve Doğu Avrupa Türk kavimleri üzerine çalışanlar için muazzam bir boşluğu dolduran, akademik titizlikle hazırlanmış bir başvuru eseridir. Kronik Kitap’tan çıkan bu çalışma,temelde yazarın yüksek lisans tezine dayanmakta ve Bizans tarihçiliğinin zirve noktalarından biri olan Theophanes’in metnini Türk tarihi perspektifinden masaya yatırmaktadır.Bizans İmparatorluğu, kesintisiz kronik tutma geleneği sayesinde sadece kendi tarihini değil, komşuluk ve çatışma ilişkisi içinde olduğu tüm kavimlerin de geçmişini günümüze taşımıştır. 9. yüzyılın hemen başında (810-814) dindar bir keşiş olan Theophanes Confessor tarafından kaleme alınan bu kronik, M.S. 284 ile 813 yılları arasındaki neredeyse 550 yıllık bir dönemi kapsar.Eseri Türk tarihi açısından "hazine" değerine ulaştıran en önemli unsur şudur: Theophanes, kendisinden önce yazılmış ancak zamanla yok olmuş pek çok Hristiyan Doğu ve Bizans kaynağını kendi metnine dahil etmiştir. Dolayısıyla bugün asıllarına ulaşamadığımız birçok tarihi bilgi, bu kronik sayesinde hayatta kalmıştır.
Theophanes Confessor’ün Kroniğinde TürklerHatice Aydın · Kronik Kitap · 202162 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 68. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 13:02
Boudon-Millot,klasik kronolojik bir tarih anlatısının ötesinde,Marcus Aurelius’un hayatındaki en büyük paradoksu çözmeye çalışıyor: Aslında inzivaya,okumaya ve felsefeye meyilli,kendi halinde bir entelektüel; nasıl oldu da dönemin en büyük küresel gücünün zirvesine çıktı ve ömrünün neredeyse tamamını cephelerde geçirdi?Kitap,Marcus’un henüz çocukken İmparator Hadrianus’un dikkatini çekmesiyle başlayan süreci harika özetliyor.Henüz hazır değilken tahta hazırlanışı,felsefeye (özellikle Stoacılığa) olan erken tutkusu ve ardından 161 yılında tahta geçmesiyle başlayan çetin sınavlar dengeli bir şekilde işlenmiş.Eser,Marcus Aurelius döneminin hiç de "huzurlu bir altın çağ" olmadığını net biçimde gösteriyor.İmparatorluk; bir yandan Parth istilaları ve Cermen kabilelerinin (Marcomanni savaşları) saldırılarıyla, diğer yandan imparatorluğu kırıp geçiren yıkıcı Antoninus Vebası ve Hıristiyanlığın yükselişi gibi iç krizlerle boğuşmaktadır. Kitap, bu kaosun tam ortasında Marcus’un o ünlü eseri Kendime Düşünceler’i (Ta eis heauton) Tuna boylarında, çadırında hangi ruh haliyle yazdığını anlamamızı sağlıyor.
Marcus AureliusVeronique Boudon Millot · Kronik Kitap · 2021117 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 67. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 12:05
Murat Tunalı,kitabı çok temel ve anlamlı bir metafor üzerine kuruyor:Her çocuk dünyaya bırakılmış bir tohum,ebeveynler ise bu tohumu besleyip büyüten birer bahçıvandır.Yazar,kitabın merkezine çocukların okul hayatının(üniversite dahil yaklaşık 16 yıl) hayatın sadece bir parçası olduğu, geriye kalan uzun ömrün ise gerçek yaşam sınavı olduğu gerçeğini koyuyor. Kitap;ebeveyn tutumlarının sınav başarısına etkisini,kaygı yönetimini ve çocukla doğru iletişim kurmanın yollarını pratik örneklerle ele alıyor.Kitabın en başarılı olduğu alanlardan biri bu ince çizgiyi netleştirmesi. Çocuğun motivasyonunu artırmak isterken farkında olmadan yapılan ebeveyn hatalarını (kıyaslamalar,yüksek beklenti baskısı, sevgiyi başarıya endeksleme) gerçekçi örneklerle yüzümüze çarpıyor.
Başarıya Götüren Anne-BabaMurat Tunalı · Yediveren Yayınları · 2019226 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 20:14
Roman,Saraybosna’da konservatuvarda okuyan,geleceğe dair parlak hayalleri olan ve Sırp bir gence aşık olan Suada’nın hayatının, savaşın patlak vermesiyle nasıl altüst olduğunu anlatır.Düne kadar komşu olan,birlikte kahve içen insanların bir gecede nasıl canavarlaştığını gözler önüne seren bir yapıt.Romanın en güçlü ve en can yakıcı temasıdır.Savaşlarda kadın bedeninin bir "savaş alanı" ve etnik temizlik aracı olarak kullanılmasını, kurulan toplama kamplarındaki sistematik işkenceleri Suada’nın gözünden tüm çıplaklığıyla anlatır.Yıllarca bir arada barış içinde yaşayan halkların,milliyetçilik ve din propagandalarıyla nasıl birbirine düşman edildiğini sorgular.Kitaba adını veren "İncir Kuşları" metaforu, romanda çok katmanlı bir anlama sahiptir. İncir kuşları, göçmen, narin ve özgürlüğüne düşkün kuşlardır. Romanda bu kuşlar:Savaşla birlikte evlerinden, yurtlarından edilen, göçe zorlanan Boşnak halkını ve özellikle kadınları sembolize eder. Zulmün ortasında bile kafese kapatılamayan insan ruhunu ve özgürlük arzusunu temsil eder."İncir Kuşları", sadece bir savaş romanı değil; unutturulmak istenen bir soykırımın, insanlığın sustuğu bir dönemin edebi çığlığıdır.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma