Okudukça beni derin düşüncelere gark eden bir solukta okuduğum bir kitaptı.
İnanılmaz bir kitap. Gerçeküstü gibi.
“…Bilin ki! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o, iyi (doğru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doğru ve düzgün) olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki! O, kalptir.” (Buhârî, Îmân, 39)
Kalp gerçekten çok farklı bir organ. Kalple alakalı çok fazla söz, deyim, atasözümüz vardır.
Gözün beğendiğini kalp de beğenir. ...
Kalp, bütün erdemleri kendinde toplamıştır. ...
Kalp ağlamazsa göz ağlamaz. ...
Kalp boşaldıkça kese dolar. ...
Kalp boşsa beynin bir anlamı yoktur. ...
Kalp ne ile doluysa, dudaklardan o dökülür. ...
Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır.
Kalp kalbe karşıdır.
Kalbi temizmiş vebenzeri
Bir insanın yaşamasının emaresi kalbine gösterdiği ihtimam ölçüsündedir. Bir insanın kalbi kararmaya başlarsa sonun başlangıcı demektir. Kalbimizi temiz tutmalıyız ama nasıl?
Mide acıkınca açlık hissedersin, kolun ağrırsa merhem sürersin, gözün görmüyorsa gözlük takarsın, dişin ağrıyorsa çektirirsin ama ya kalbin ağrıyorsa, kalbin güçsüzse, kalbin kirliyse, kalbin bozuksa ne yapacaksın ve nasıl bileceksin?
Kuruntular, önyargılar, cahillik, halden anlamamak, sevgisizlik, düşüncesizlik, zorbalık, adaletsizlik, kabalık, korkutucu olmak, hoşgörüsüz olmak, vicdansız olmak... bunların hepsi kalbin düşmanıdır ve yavaş yavaş, sinsice sizi aşağı çeker, hayattan koparır, gerçekle bağınızı keser ve tanınmaz bir hale gelirsiniz. O yüzden kalbinizi her gün muhasebe etmeli, kalbinizi her gün müspet fikir ve olumlu düşüncelerle beslemelisiniz.
Bu kitapta kalbi bozulmuş ihtiyar ama zengin bir adamın benliğine yerleşen kuruntuların onda oluşturduğu tepkime ve bütün azalarını sinsi bir şekilde ele geçiren, habis ur gibi