Ömer Yaşar

Ömer Yaşar
@Read_and_Think
Hey sen okur, neye bakıyorsun? Profil resmime bakarak bişey öğrenemezsin. Eğer benim hakkımda bir şeyler öğrenmek istiyorsan, iletilerimi, alıntılarımı ve incelemelerimi okuyabilirsin. Herkesin doğrusu kendi çıkarına göreydi.
Geçip gidiyor zaman Sanki hiç büyümemiş gibi Sanki hiç sinirlenmemiş Hiç üzülmemiş Hiç sevinmemiş gibi Sanki birden gelmişim gibi Ama düşününce Neler görmüş Neler çekmişim Geride bıraktıklarım Önümde hayallerim İçindeyim Tüm zamanın Şu anda Yaşadığım zamanda Ne bir eksik Ne bir fazla 6 Haziran 2026
Şiir
Reklam
Doğduğum gün
Ben bu evde doğdum… Yılın en güzel ayında, Mayıs’ta. Her yer yemyeşildi. Dışarıda inekler, koyunlar, kuzular otluyor; tavuklar, hindiler ve horozlar birbirleriyle didişip duruyordu. Evimiz büyükçe, konak gibi tarihi bir evdi. Tamamı kerpiçten ve kalın meşe ağaçlarından yapılmıştı. Doğduğum yerden sıra sıra uzanan koca ağaçları görebiliyordum. Yanımda annem ve anneannem vardı. Abim henüz 1 yaşında ne olup bittiğine anlam veremiyordu. Dayılarım ve dedem erkenden tarlaya çalışmaya giderlerdi. Babam ise geçim derdinden Arabistan’a çalışmaya gitmişti. İlk sesimi aylar sonra duyabilmişti. O zamanlar her yer ne kadar da cıvıl cıvıldı… Herkes bir işin peşindeydi. Kimse boş boş oturmazdı. Bazen eve sıcacık ekmekler gelirdi. Evimizin az ötesindeki fırında hem ekmek pişirirler hem de köyde olup bitenleri tatlı tatlı konuşurlardı. Gülüşmeler eksik olmazdı. Annem melek gibiydi. Sürekli gözlerimin içine bakar, dualar eder, yüzümü gözümü öperdi. Dayımlar da bizimleydi. Geniş bir aileydik ve herkes mutluydu. Köyümüz o zamanlar çok kalabalıktı. Yaz aylarında yurt dışından gelen akrabalarımızla birlikte köy tam bir şenlik yerine dönerdi. Madımak ve mantar zamanıydı. Her yer madımak dolardı. İnsanlar küçük küçük otları büyük bir sabırla tek tek toplardı. Gençler ekipler halinde mantar aramaya giderdi. Dış kapının gıcırdamasıyla eve misafir geldiğini anlardım. Kapı sürekli açılır kapanırdı. Gelenler anneme “Geçmiş olsun” der, sonra benim yüzüme bakıp: “Maşallah, ne kadar güzel bir oğlan,” derlerdi. Ben güzel bir bahar ayında doğmuşum. Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Başpınar Köyü’nde… Aylardan Mayıs, günlerden 24’tü. Hiç unutmam. 24 Mayıs 1981 07 Mayıs 2026 Perşembe 02:04
Neden Geri Kaldık?
Avrupa keşifler, rönesans, reform ve bilimle büyüdü, güçlendi. Güçlenince fakir ülkeleri sömürmeye başladı. Afrika ve Asya bilim ve uygarlıkta geri kaldı, okumayı bıraktı ve fakir ülkeler oldular. Eğer bu döngü tersine dönmezse Avrupa ve Amerika sömürmeye devam edecektir. Bu satırları okuyan sizler; Anneniz en son hangi kitabı okudu? Babanız en son hangi kitabı okudu? Siz en son hangi kitabı okudunuz? Hiç Kuran'ı Kerim mealini baştan sona okudunuz mu? İğneyi başkasına çuvaldızını kendimize batıralım. Yüzyıllardır tembelliğimizin cezasını çekiyoruz.
Osmanlı İyi miydi?
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 23:58
Dünyada ve ülkemizde kitap okuma oranları hakkında bir bilginiz var mı? Ülkemizin neden bu kadar geri kaldığı hakkında bir bilginiz var mı? Almanya’da yılda ortalama 16 kitap, Fransa’da yılda ortalama 18 kitap, Japonya’da yılda ortalama 24 kitap okunmaktadır. Ülkemizde ise yılda ortalama 6 kişi bir kitap okumaktadır. Dikkat edin bir kişi altı kitap değil, altı kişi bir kitap okuyabilmekte. Biz ne çektiysek ve ne çekiyorsak bilgisizliğimiz, cahilliğimiz, araştırmayışımız ve öğrenmeye değil, kulaktan duyma bilgilerle hareket ediyor oluşumuzdan çekmişizdir. Geçenlerde bir haber izledim ve şok oldum. Trafikte iki araç durmuş, birbirlerinden yol vermesini bekliyor. Sonra iki aracın sürücüsü de çıkıp yol üstünde kavga etmeye başlıyor. Bir müddet sonra sürücülerden birisi aracına giriyor ve tabanca alıp kavga etmeye devam ediyor ve kavga sırasında tabancayı ateşliyor ve hısmını oracıkta öldürüyor. Şimdi soruyorum sizlere. Bu insanlar kitap okuyor olsaydılar bu kavga olur muydu ve ve sonucu ölümle sonuçlanır mıydı? İstisnalar olmakla birlikte okuyan insanların muhakeme gücü daha yüksektir, daha entelektüeldir ve daha çözüm odaklı hareket ederler. Çünkü okumak sadece bilginizi değil, hayata bakış açınızı da geliştirir, değiştirir. O yüzden geçmişten bu yana kitap ve kütüphanelere insanlık tarihi boyunca çok önem verilmiştir. Bizler de kültürel olarak ne zaman ki okumaya ve öğrenmeye meraklı olduysak güçlü ve lider toplum olmuşuz ama ne zaman ki elimizden diviti, kalemi bırakmışsak gerilemeye ve çökmeye başlamışız. Şu anda benzer durumla karşı karşıyayız. Şimdi ben neden bu girizgahı yaptım. Bizim toplumumuzda bazı kesim Osmanlı İmparatorluğu’nu çok yüceltip, kusursuz bir yapıymış gibi lanse etme çabası içindeler. Oysa ki Osmanlı İmparatorluğu kusursuz olsaydı
Tarih
MeyyaleHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2019886 okunma
Engelli olmak insanca yaşamaya engel olmamalı.
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2024 13:51
Çaresizlik ve fakirlik. Güçlünün haklı olduğu, bileğin geçerli olduğu, tamamen amelelik ve gücünün olduğu müddetçe kazanabileceğin zamanlar da yarım akıllı (zihinsel engelli) birisiyle ile birlikte yaşamak zorunda olsaydın ne yapardın? Fareler ve İnsanlar bu ikilinin bir çiftlikte yaşam savaşlarını konu ediniyor. Açıkçası son bölüme kadar biraz sıkıcı gitse de sonunda şaşırttı diyebilirim. İrkildim, ürperdim, titredim. Para kazanman gerekiyor, ağır şartlar, işçisin ve patronun seni herhangi bir bahaneyle dövebiliyor. İçimi sızlatan bir eser oldu. Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Toplum olarak, tüm milletler çapında her zaman aciz, zayıf ve engelli bireylere pozitif tolerans tanımak gerekiyor. Ülkemiz de son zamanlarda haberler de görmüştüm zihinsel engelli çocukların dövüldüğü, işkence gördüğü ve hatta öldürüldüğü... Eğer empati yapabilsek, kendimizi o engeli olanın yerine koyabilsek işte o zaman her şey çok daha güzel olacak ama maalesef düşene bir de biz vuruyoruz. Engelli kaldırımlarını kapatıyoruz, körlere yönelik açılan çukurları kapatmıyoruz, yolları engelli yürüyüşüne uygun hale getirmiyoruz, zihinsel engelli vatandaşları ötekileştiriyoruz. O engelli bireylerden birisi senin çocuğun, evladın olsaydı neler düşünürdün, neler yapardın hiç düşündün mü? Toplum da her bir ferdin insan gibi yaşama hakkı vardır ve bu hak için kişiler herhangi bir talepte bulunması gerekmez. Bu haklar verilmeli ve herkes insanca yaşayabilmeli. Buna yönelik herkes elinden gelen kolaylığı göstermeli.
İnsan ve Toplum
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
Reklam