Kenan antreye adımını attığında burnuna çocukluk yıllarına ait o tuhaf koku geldi;tanıdık bir kokuydu,yıllar önce yüzünü bastırdığı bir göğsün kokusu gibi, uyuduğu kucağın kokusu gibi tanıdık ama öyle bir çırpıda tanımlanamayan, sanki asırlar öncesine aitmiş gibi bir koku.