Merhabalar. Öncelikle kitabı her ne kadar bilsem de okumaya karar vermeme sebep olan çok değerli bi arkadaşıma teşekkür ederim. Kitabı ilk incelediğimde toplamda 2000 küsur sayfa olmas biraz acaba sabredip okur muyum? endişesi yarattı. Sonra ilk serisini okudum. Zaten sonrası biraz da bi dizinin ikinci bölümünü beklemek gibi sizi çekiyor. Doksan kuşağı olmam sebebiyle normalde daha güncel kitapları tercih ediyorum. Ancak hem kitabın akıcılığı hem de sürekli bi aksiyon hali (bazılarına sıkıcı gelebilir çünkü aynı olaylar farklı isimlerle tekrar ediliyor gibi) beni tuttu. Akdeniz'li Toros Dağlarında büyümüş biri olmak da sanırım bunda bi etken. Çünkü çokça yöresel kelime var ve sanki köyümden birisiyle konuşuyor gibi hissettiğim de çok oldu. Döneminin sorunlarını çok güzel anlattığını düşünüyorum. Mesela bu kitabı 1960 larda falan olsak, okusak eminim çok farklı hissederiz. Dönemindeki ağalık düzenine, halkın 3-5 ağanın elinde bırakılmasına göz yumulmasına, dolayısıyla aslında halkın devletin göz yummasıyla zulme terkedilmesine başkaldıran bi genç eşkıyayı "ince memedi" ve onun ağaları öldürüp en son bi milletvekilini öldürmesini uzun doğa betimlemeleri ile süsleyen güzel bir mihenk taşı eser. İyi ki okudum dediğim ve ilgisini çeken herkesin okumasını tavsiye ettiğim bi kitap. İyi okumalar.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
"Muallim zeki nejad da öyle diyordu. Çanakkalede, cephede aylarca yıkanmamışlar, çorapları o kadar kokuyormuş ki kokan çoraplarını mermi yerine, taşa sarıp düşman siperlerine atmışlar."
Uyan dünya güzelim,yumuşak ellim, güleç yüzlüm, sevgi donlum uyan, uyan da kimler geldi sana, seni deyip, uyan, uyanda gör, eli çatal kılıçlı, burma bıyıklı, büyük ela gözlü Alim geldi,Düldül atın binicisi, Hasan Hüseyin in babası, adı güzel kendi güzel Muhammedimin yoldaşı, yoksulların kardaşı, zalimlerin belası Alim geldi. Uyan da gör Anacık Sultan, daha kim geldi, deryalar yüzünde yürüyen Benliboz atın binicisi, denizler ulusu Hızırda geldi. Yeşil bayraklı, bir türkü söyleyince cansız taşları yürüten Pir Sultan Abdal, postunu denizin üstüne sererekten yedi derya aşan Pir Sarı Saltık, bin tane ak güvercin olaraktan Kırşehir düzüne inen Pir hacı Bektaşı Veli, bir türkü söyleyerekten çirkini güzel yapan Karacoğlan...