Emre

Emre
@ReadsForFreedom
Maladaptasyon
Eğer büyücülüğe inanmanın maliyetleri faydalarına ağır basıyorsa neden bu kadar yaygın olmuştur? Cevap: İnsan düşüncesinin, temel ve ilişkili birkaç özelliğinin ürünü olduğudur. İlki, şu anda (ve çok daha öncesinde, daha saf olduğumuz zamanlarda) birbiri ile ilişkili hadiseleri nedensellik bağı olarak kabul etmeye yatkınız bu yüzden diğer bir insana karşı olduğu varsayılan husumet ile bir çocuğun ölümü ayı pota içine girer. İkincisi, insanlar diğerlerinin kendilerine en fenasını yapacağı hakkında şüphe duymaya sevk eden paranoyak düşünceye yatkındır. Üçüncüsü, kendi düşmanlığımızı başkaları na yansıtırız; eğer birilerine zarar verme niyetindeysek, birileri de kesinlikle aynı niyeti bizim için taşır."
Sayfa 105 - Buzdağı Yayınevi·Kitabı okudu
Bilim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kültürün gücüne rağmen bugüne kadar keşfedilmiş hiçbir toplum, tüm üyelerinin toplumun refahını yükseltmek için yapmak zorunda oldukları şeyleri -mesela paylaşmak, başkası hakkında kıskançlık yapmamak veya kötü niyet beslememek- yapmayı istemesini sağlamada tam olarak başarılı olamamıştır.
Sayfa 95 - Buzdağı Yayınevi·Kitabı okudu
Bilim
Toplum Değişimi
İnsanlar tabi ki inanç ve uygulamalarını değişime ayak uydurmak için tadil edebilirler ve bazen de yaparlar ancak çoğunlukla değişimi reddederler ya da değişim yapamazlar, ayrıca değişen koşullardan yapılacak çıkarımları anlama konusunda da zayıftırlar. Geçmişten çıkarılacak derslerin gelecekte de kendinerine iyi yönde hizmet edeceğine inanırlar. Tıpkı birçok generalin makineli tüfeğin, tankın ya da hava kuvvetlerinin, savaşın doğasını nasıl ciddi şekilde değiştireceğini kavrama konusunda yavaş olması gibi bazı toplumlar geleceğin geçmişin aynası olacak inancıyla ekonomik ve siyasal değişimleri göz ardı etmektedir.
Sayfa 87 - Buzdağı Yayınevi·Kitabı okudu
Bilim
İlkel Toplumlarda Maladaptif Erkek Baskınlığı
Resmi olarak ilk kez Antropolog olarak adlandırılan kişi Francois Péron'un 1802 yılında dünyanın ilk antropolojik araştırmalar yapan grubunun himayesi altında gerçekleştirilen Tazmanya ziyaretine de dayanmaktadır. Elde edilen etnografik kayıtlar bu bölümün başında listelenen maladaptasyon nedenlerinin tümünün Tazmanya yaşamında yer aldığını öne sürecek kadar yeterlidir. İlk olarak, bazı ekonomik uygulamaları etkisiz gibi görünmektedir. Örneğin, erkekler açık bir biçimde kadınlara baskın gelmiş ve onların emek ve riskinden orantısız bir şekilde faydalanmıştır. Erkeklerin kadınlara göre daha başarılı olabileceği bir iş olan küçük ve büyük kanguruların avlamak istisnası dışında, hem erkek hem de kadınlar yaşamlarını sürdürmek için gerekli tüm işleri yapmıştır. Gerçekte, her nedense tehlikeli olma potansiyelini taşıyanlar da dáhil olmak üzere bu faaliyetlerin nerdeyse tamam yapma görevi sadece ve öncelikle kadınlara düşüyordu. Erkekler genellikle kamp içerisinde dinlenerek ve konuşarak vakitlerini harcarken (bölgeye ilk giden Avrupalılar erkeklere "miskin" diyordu), kadınlar sebze topluyor. Yakacak odun topluyor ve kullanım için su çekiyorlardı. Kadınlar ayrıca ana besin kaynağı olan kabuklu deniz ürünlerini keskin taşların, öngörülemeyen şeylerin, iğneli vatozların çok tehlikeli oldugu derin sulara dalarak topluyordu. Daha ilgi çekici olanı ise okaliptus (yaklaşık 30 metre yüksekliginde agaclar!) ağaçlarına tırmanarak keseli sıçanlar toplayıp öldürme işinin de kadınlara düşmesidir. Uyuyan fok balıklarına doğru yüzerek ve ardından sürünerek ulaşıp sopayla öldürenler de yine kadınlardır.
Sayfa 74 - Buzdağı Yayınevi·Kitabı okudu
Bilim