Resmi olarak ilk kez Antropolog olarak adlandırılan kişi Francois Péron'un 1802 yılında dünyanın ilk antropolojik araştırmalar yapan grubunun himayesi altında gerçekleştirilen Tazmanya ziyaretine de dayanmaktadır. Elde edilen etnografik kayıtlar bu bölümün başında listelenen maladaptasyon nedenlerinin tümünün Tazmanya yaşamında yer aldığını öne sürecek kadar yeterlidir. İlk olarak, bazı ekonomik uygulamaları etkisiz gibi görünmektedir. Örneğin, erkekler açık bir biçimde kadınlara baskın gelmiş ve onların emek ve riskinden orantısız bir şekilde faydalanmıştır. Erkeklerin kadınlara göre daha başarılı olabileceği bir iş olan küçük ve büyük kanguruların avlamak istisnası dışında, hem erkek hem de kadınlar yaşamlarını sürdürmek için gerekli tüm işleri yapmıştır. Gerçekte, her nedense tehlikeli olma potansiyelini taşıyanlar da dáhil olmak üzere bu faaliyetlerin nerdeyse tamam yapma görevi sadece ve öncelikle kadınlara düşüyordu. Erkekler genellikle kamp içerisinde dinlenerek ve konuşarak vakitlerini harcarken (bölgeye ilk giden Avrupalılar erkeklere "miskin" diyordu), kadınlar sebze topluyor. Yakacak odun topluyor ve kullanım için su çekiyorlardı. Kadınlar ayrıca ana besin kaynağı olan kabuklu deniz ürünlerini keskin taşların, öngörülemeyen şeylerin, iğneli vatozların çok tehlikeli oldugu derin sulara dalarak topluyordu. Daha ilgi çekici olanı ise okaliptus (yaklaşık 30 metre yüksekliginde agaclar!) ağaçlarına tırmanarak keseli sıçanlar toplayıp öldürme işinin de kadınlara düşmesidir. Uyuyan fok balıklarına doğru yüzerek ve ardından sürünerek ulaşıp sopayla öldürenler de yine kadınlardır.