Kanunlar, uygulandıkları milletlere öylesine uygun düşmeli ki, başka bir millete uygun düşmesi çok büyük bir tesadüfe bağlı olmalı.
Bu kanunlar, ister siyasi kanunlann yaptığı gibi hükümeti teşkil etsin, ister medeni kanununun yaptığı gibi hükümeti devam ettirsin, ya kurulmuş ya da kurulması düşünülen hükümetin özelliğiyle ilkesine bağlı olmalı.
Bu kanunlar, ülkenin tabii durumuna göre düzenlenmeli . Yani ülkenin soğuk, sıcak ya da mutedil iklimine, toprağın türüne, yerine ve büyüklüğüne, insanların geçim olanaklarına, yani çiftci, avci ya da çoban olarak hayatlarını kazanma olacaklarına, bünyelerinin tahammül edebileceği özgürlük derecesine, dinlerine, eğilimlerine, servetlerine, sayılarına, ticaretlerine, ahlaklarına ve davranışlarına göre ayarlanmalı. Nihayet, kanunların kendi aralarında da bir takım bağlar vardır , menşeleriyle, kanun yapıcısının amacıyla , dayandıkları olaylar düzeniyle de bağlan vardır. İşte kanunları, bütün bu noktaları göz önünde bulundurarak incelemek gerekir.