Her milletin mahkemeleri bugün yüksek sesle vicdanı, kanunu, haklı insaniyete karşı bağırmaya cesaret edebilselerdi çoktan batıl susar, adalet yerini bulurdu. Milletlerin vicdanında kanla, ateşle tasfiye yapılmak isteniyor. En çok yakan millet mi yahut yanan mı en musaffa sayılacak? Milletlerin siyasi kuvvet ve rolleri, bulutların teşekküllerine benzer. Hiçbir anları için istikrar kabil değildir. Bugün mağlup bir millete tatbik olunan haksızlık, yarın zevali tahakkuk edecek diğer bir kavme de aynen teşmil edilecektir. Çünkü bu âlemde
zevalden masun bir mahluk yoktur. İş, insanlığı aralarında yaralananı yaralayan hayvan sürülerinden ayıracak medeni kanunlar
tesisiyle yükseltmektedir. Hep bunları yalnız felsefe kitaplarında
okuyoruz. Kavinin insanlığı idrakinde adalet olmazsa bu mübarek kelimenin şerefine ne zaman ve ne vasıta ile ereceğiz?