Machiavelli, modern siyaset biliminin kurucusu kabul edilir. Aristoteles'in Politika eserinden sonra ilk defa, siyaset bir bilimsel etkinlik olarak açığa çıkmıştır. Ancak, temsil ettikleri fikirler açısından iki zıt kutupta olsalar bile kendilerinden sonra temsil edilen siyasi gelenekleri etkilemeleri bakımından Machiavelli'nin Prens'ini Platon'un Devlet'i kitabına benzetiyorum. Aristoteles'in Politika eseri, Devlet kitabına doğrudan bir eleştiri mahiyetinde yazılmıştır. Farabi'nin İdeal Devleti, Platon'un Devletinden etkilenmiştir,
İbn-i Haldun'un Mukaddimesi ise Farabi ve İbn-i Sina'nın siyaset felsefelerine yönelik sayısız tenkit içerir. Machiavelli'den sonra gelen hiçbir siyaset felsefesi eseri, onun Prens'ini göz ardı edememiştir.
Machiavelli, Eski Yunan ve Roma döneminin hatırlanmasıyla birlikte açığa çıkan Rönesans hareketinin ortasında doğmuştur. İtalyan şehir devletlerinde yönetim kadrosunun içinde bulunmuş ve yönetimin eksik taraflarını ilk elden tespit edebilme imkanı bulmuştur. Machiavelli, her zaman bir hükümdar tarafından bütün İtalyan güçlerinin birleştiğini görmek ister. Floransa'nın özgürlüğünden vazgeçmiştir. Ancak İtalya'nın bağımsızlık özleminden asla taviz vermemiştir. Machiavelli'nin hayalindeki krallık geçişkendir. Çünkü rejimler hiçbir şekilde sabit değildir. Devletler monarşiden cumhuriyete doğru evrim geçirir. Bu evrim neticesinde küçük devletler yavaşca büyürken, Machiavelli, cumhuriyete giden yoldaki reformlara değinerek işleri hızlandırmayı düşünür. Kitap, bir Hükümdar'ın yönetimi sırasında hangi meziyetlere sahip olması gerektiği ve karşısına çıkabilecek engelleri nasıl aşacağının izah edildiği pasajlardan ibarettir. Ancak burada önemli olan, başta Yunan ve Roma devletleri olmak üzere Osmanlı Devletinden de örnekler vermekten kaçınmaz.