Hayat Hanım
Demir parmaklıklar ardında yazılan bir roman. Femina Yabancı Roman Ödülü ve Transfuge En İyi Avrupa Romanı Ödülünün sahibi bir eser, Hayat Hanım...
"İnsanların hayatları bir gecede değişiyordu. Her şey öylesine çürümüştü ki hiç kimsenin hayatı kendi geçmişinin köklerine tutunamıyordu. Herkes lunaparklardaki kukla hedefler gibi bir vuruşla devrilip kaybolma ihtimaliyle yaşıyordu."
Aynen böyleydi, insanların hayatı pamuk ipliğine bağlıydı. Bir gece ansızın gelen eli sopalı adamlar hayatları zindana çeviriyordu. Herkesin yaşam alanı ortak olan bir handa parasızlık çekerek okumayı sürdüren Fazıl.(yani sürdürmeye çalışan) İş bulamayınca bir kanalda gönüllü seyirci olur ve hayatı Hayat Hanım ile değişir.
Hayat Hanım, bu genç üniversite öğrencisinden çok yaşlıdır. Ortak özellikleri olmasada içten içe birbirlerine bağlanırlar. Hayat Hanımın korkuları yoktur, biraz da eski hayatı hakkında sırları vardır. Fazıl' ın ise parasızlık, iş ve hayatta kalma korkuları vardır.
Kendisi gibi Edebiyat sever ve öğrenci olan Sıla ile de yolları aynı anda keşişir. Bir yandan Sıla ile olan ilişkisi devam ederken diyer taraftanda Hayat Hanım ile görüşmeye devam eder Fazıl. Sıla'nın çok zenginken birden bire dibe çakılan yaşamından kurtulma yolu vardır. Yurt dışına gitmeyi kafasına koyar. Fazıl'ı da yanında götürmektir maksadı. Gençlerin başka Kurtuluş yolu yoktur çünkü.Her an hepsi bir nedenden dolayı tutuklanabilir.
Gelecek olan kötü günleri ön gören Hayat Hanım, Fazıl ı kendinden uzaklaştırıp, Sıla ile birlikte yurtdışına gitmesi için gerekli parayı verir. Genç adam ise çok kararsızdır. Bir tarafta ortak özellikleri olan genç kız ile hayatı sil baştan başlamak diğer tarafta ise kalıp belirsizlikler içinde günü yaşamak vardır.
Fazıl sizce neyi seçmiştir?
Ahmet Altan dan
Sen Hâlâ Annenin Kızısın
En uzun gecede, acaba nasıl bir kitap Derken, kapağını açmam ile bitirmem bir oldu diyebilirim Altını çizdiğim satırlar çok olduğu için biraz daha uzun sürdü...
@caglasikel 'i ekranlardan hepimiz tanıyoruz. Bir anne olarak duruşunu ve çocukları için verdiği mücadeleyi taktir ediyorum. Kendi için de sürekli hedefler koyan ve istediğini azimle elde eden güçlü bir kadın
Yani on parmağında on marifet olan kadınlarımızdan. Kitabı da çok keyifli, motive edici ve yeni başlangıçlara teşvik eden bir eser. Okuyucu ile sohbet eder tarzda yazılmış,sıcak ve samimi. Hatta kendisinin bir gününü bizlerle paylaşıyor. Her sayfada renkli görseller ve sözler sizlere eşlik ediyor. Okurken acaba ben demi? Sorusunu kendinize soracaksınız. Zaten siz sormasanız da Çağla Hanım soruyor. Nefes egzersizleri ise kaçırmamanız gereken bir nokta
Hayatınız ve yaşam tarzınız hakkında yeni kararlar alacağınız, kendinizi daha güçlü hissedeceğiniz, birşeylerin olmasını beklemek yerine harekete geçeceğiniz, kitabın kapağını kapatınca derin bir nefes alıp "ben de varım" diyeceğiniz bir kitap.
Erken kalkmak, düzenli ve dengeli beslenmek, verimli uyku, spor, vogo, nefes egzersizleri, arınma terapileri ve kampları okeyde. Ben şu soğuk ve buzlu suya takıldım kaldım
Asla yapamayacak gibiyim. Ama deneme çalışmalarına yavaş yavaş başladım diyebilirim...
Ben en çok evlatlarına düşkün güçlü bir anne olduğu için kitabını çok merak etmiştim. Örnek bir anne, örnek bir kız ve örnek bir anne-baba olmayı başarmış ebeveynler.... Onun için Emre Altuğ Korultan dan bir şarkı ile kitabı paylaşmakta sakınca bulmuyorum
#desdekyayinlari #kendimaldım #okudumbi̇tti̇ #okudumokuyun #okumak
Mahkeme Kapısı
Sanırım bugüne kadar okuduğum Sait Faik kitapları içinde en çok etkilendiğim ve sevdiğim diyebilirim
Çünkü, Mahkeme Kapısı'nda ki her hikaye gerçek kişilerin adliye koridorlarında yaşadığı olayları, yazarın hayal gücünü de ekleyerek okur ile buluşturuyor. Bir ay boyunca tutukluları mahkeme salonunda izleyen yazar öyle derin izler bırakan makaleler yazıyor ki, insan suçlu kim? Diye durup düşünmek zorunda kalıyor.
Peki kim bu tutuklular?
Yine Sait Faik'in vazgeçemediği kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar...
Yargının soğuk tarafından ziyade, iyi yürekli babacan yargıçlar çıkıyor karşımıza. Her öyküsünde suçlu kimse yoktur aslında. Hep bir gerçek nedenleri vardır alta yatan.
Bu kitapta benim beğendiğim diğer şey ise; yazarın o yıllarda gazetede yayınlanan (haber- Akşam Postası) bu öykülerinin fotoğraflarının bulunması.
Bence Sait Faik okumaya bu kitabı ile başlayabilirsiniz... Keyifli okumalar
#saitfaikabasıyanık #okudumbi̇tti̇ #kendimaldım #kitaplarım #türkklasikleri