Kolombiya’nın bir kasabasında herkesin bildiği ancak herkesinde sustuğu kimsenin engel olmadığı bir namus cinayeti.
Santiago Nasar’ın herkes duymuştu öldürüleceğini fakat kimse ona söylemiyor yada söyleyemiyordu.Vicario kardeşlerin içsel hesaplaşmalarıyla mecburdur cinayeti işlemeye.
Bir toplum düşünün nereye kadar üç maymun oynayabilir?Öldürüleceğin biliniyordur ancak hiçkimse buna engel olmuyordur.
Geçmiş zamanda yazar toplumun vurdumduymazlığını çaresizliğini ruhsal sıkıntıları boşvermişliği eserinde çok güzel tasvir etmiştir.
Günümüz yaşantısında bile hala bilipte bilmemezlik görüpte görmemezlik maalesef ki devam etmektedir.
Aslında kitabın başından sonu bellidir.Ancak hikayenin sonunun başından bilinmesi kitaba olan merakı etkilememktedir.Kitap çok hızlı kısa bir sürede bitebilen insanı etkileyen bir eser.
Yazarın kalemiyle ilk tanışmama rağmen sevdim biraz yabancı isimler kafa karıştırıcı gibi görünsede içeriği gölgede bırakmıyor.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
#füsunaymergen in kalemiyle ilk defa tanıştım.Bence harika bir öykü kitabı olmuş.
#başkabirdünyadeğil 2 bölüm ve 16 öyküden oluşmaktadır.
Her bir öykü ayrı bir derinlik ayrı bir alıntı yaşamdan kesitler sunmaktadır.Dili kalemi ve içeriği o kadar sade ve akıcı ki bi anda kitabı başlayıp bitirebiliyosunuz .Toplumsal konuları mutlulukları,yaşanmışlıkları,yanlızlığı barından öykülerle kendinizde samimi bir bağ kurabiliyosunuz.
Öyküler için şu yada bu diyemem hepsini beğendim.Hepsinde ayrı ayrı yoğunluğu içtenliği farkedebiliyosunuzki ayrı ayrı sorgulayabilme şansıda verebiliyosunuz.
Uzun zamandır öykü okumamıştım ve eserle karşılaşmama cok mutlu etti beni.Okurken aşırı keyif aldım mutlaka tavsiyemdir.
Keyifli okumalar
Babadan kalma otelin hem katipliğini hemde yöneticiliğini yapan zebercet.Otelden mecburi olmadıkça dışarı çıkmayan Zebercet dış dünyadan kendini soyutlayan insanlardan uzak duran,saklı yaşantısında çürümeye yüz tutmuş ama bir yandan da ilmek ilmek çözülmeyi bekleyen,kendi iç dünyasında fazlasıyla yanlız yaşayan bir kişilik.
Bir gece gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın müşterinin otelde bir gece kalmak istemektedir ve ertesi gün gideceğini ancak daha sonra tekrar geleceğini söylemesi üzerine Zebercet hergün o kadının gelmesini beklemiştir odasına hiç birşekilde dokunmamıştır ve odaya yeni müşteri kabul etmemiştir.Çünkü Zebercet o kadına aşık olmuştur ve o kadın bir gün gelecektir mutlaka.
Beklediği kadın için kendini dışarı toplum içine atmıştır farklılaşmaya çalışmıştır ancak toplum ona ağır gelmiştir ve kadının gelmemesiyle girdiği bunalımlardan sonra kendini intihar etmiştir.
Peki aşık olduğu kadın için işlediği cinayet?
Yazarın okuduğum ilkinci kitabı aslında #aylak adam bu kitaba göre daha anlaşılır diyebilirim .Yazarı anlamak için bir kez daha şans verip #anayurtoteli oteli mi de okumak istedim ama maalesef bana ağır geldi ya konuları toparlayamadım karekterin geçmişiyle şimdiki anın bağını kuramadım olayları kafamda canlandıramadım.Kendimi esrde hissedemedim
Yazarın bence kendine hayran olan okuyucu olduğu kadar kendinden soğuttuğu hayranıda çoktur die düşünüyorum.Yada sadece ben mi sevemedim azarın kalemini bilemedim
Leyla // ALEXANDRA CAVELİUS
Bosnalı Leyla
Sıradan bir hayatı olan Leyla bir anda ummadığı bir şekilde savaşın ortasında bulur kendini.14 yaşında savaşla tanışan Leyla savaş yüzünden ailesinden kopartılıp toplama kamplarında yıllarca esir kalmasıyla,kamplarda Leyla’yla beraber esirlere özellikle kadınlara karşı yapılan eziyetler psikolojik tranvalar işkenceler toplu tecavüzler ve anlatılması güç acılar...Ve Leyla”nın hayatta kalmak için verdiği yaşam mücadelesi
Direniyordu yaşamak için ailesine tekrardan kavuşağını birgün savaşın bitip normal hayata döneceğini hayal ediyordu…
Biryerlerde savaş olduğunu sadece biz dinleyebiliyoruz ama oralarda neler yaşanıldığını sadece anlamaya calışıyoruz.
Birebir savaşın tüm gerçeklerini acı yüzüyle Leyladan dinlemek ürkütücü,tüylerinizi gerçekden diken diken ediyor gözyaşlarınıza hakim olamiıyorsunuz.Yaşadıklarını hayal bile edilemiyor maalesef ne kadar acı…