Alex Schulman
Hayatta Kalanlar
Çeviri: Zeynep Tamer
Bu kitap şiddetli bir trafik kazası gibi. Kaçamıyorsun. Geldiğini görüyorsun. Ve çarptığında geri dönüş yok.
Daha önce Malmö İstasyonu’nu okuduğum Alex Schulman’ın ikinci kitabı olan Hayatta Kalanlar, açıkça söylemek gerekirse beni derinden etkileyen eserlerden biri. Geçen yıl dinlemiş, bu yıl ise kitap kulübü için yeniden okudum.
Kitabın oldukça depresif olduğunu söylemek zorundayım. Ancak bu depresif yapı, sizi sonuna kadar sürüklüyor. Kitap bittiğinde ise yüzünüze sert bir tokat çarpılmış hissi bırakıyor.
Alex Schulman, bir aile gerilimini son derece sade bir dille anlatıyor. Bu sadelik, hikâyeyi daha da çarpıcı hâle getiriyor. Kitap bu yüzden çok kısa sürede akıp gidiyor. Zeynep Tamer’in çevirisi de oldukça başarılı. Özellikle İsveççe aslından yapılan çeviri, yazarla daha güçlü bir bağ kurmanızı sağlıyor.
Daha önce bir yazar olarak benim de denediğim “tersinden anlatma” tekniğini Schulman burada gerçekten ustalıkla kullanmış. Gece 02:00’de üç kardeş arasında yaşanan şiddetli bir tartışmayla başlayan hikâye, okuyucuyu iki farklı yola sürüklüyor.
Bir yanda kardeşlerin yazlık eve dönüşlerini izliyoruz. Diğer yanda ise geçmişe, bu eve son gelişlerine gidiyoruz.
________________________________________
Buradan sonrası spoiler içermektedir. Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız, devamını okumamanızı öneririm.
________________________________________
Öncelikle bu kitap, benim için edebiyat dünyasının Manchester by the Sea filmidir. Okuyucuyu benzer bir duygusal şiddete maruz bırakıyor.
Karakterlerden başlayalım:
En küçük kardeş Pierre, hayatı boyunca korkutulmuş ve aşağılanmış biridir. Bu yüzden büyüdükçe öfkeli birine dönüşür.
En büyük kardeş Nils, içine kapanık bir karakterdir. Sorunlarının üstesinden gelmek