Mutluluğumuzun verdiği derin bir utanç, kendisine özgü bir bilinç vardır, belki de haklı olarak, bizi düşüncelerimizin alnımızda yazılı olduğuna, başkalarının gözüne gün gibi göründüğüne inandırır.
Yeryüzünde hiçbir şey kuytuluklardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz; çünkü bu sevgi, yetişkin bir kadının tutkulu ve bilinçaltında hep talep eden aşkının hiçbir zaman olamayacağı kadar umarsız, kendini karşısındakine hizmet etmeye adayan, boyun eğen, hep pusuda yatan ve tutkuyla yoğrulmuş bir sevgidir.