Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.
Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür.
"Bengü il tuta olurtaçı, sen Türk Budun!"
İnsanın gönlü ne tuhaf! Günün birinde, kavak ağaçlan arasından, bir genç kızın gülümsemesi, bir derecik, bir atlayış. Her şey değişiyor. Ortada, biraz önceki adamdan eser kalmıyor.
Yürüyorum, yürüyorum. Böyle saatlerce, günlerce, aylarca, hiç durmaksızın yürümek istiyorum. Biliyorum ki, bu çorak toprak dalgalarının sonu yoktur. Birini aşınca öbürü,
öbürünü aşınca bir başkası görünür. Bu köyü, arkamda bırakacağım. Üç dört saat sonra, gene tıpkı bunun gibi bir köy önüme çıkacak. Gene kaçacağım. Gene kaçacağım.