Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.
Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür.
"Bengü il tuta olurtaçı, sen Türk Budun!"
"Dünya çoktandır başka yola sapmış, yalanı gerçek diye kabul etmiş, herkesten aynı yalana katılması isteniyor, işte ben ömrümde bir kere içimden geldiği gibi hareket ettim de ne oldu; meczup yerine koydunuz beni."
“Eskiden de sık sık canının sıkıldığı olurdu. Bu sıkıntının yüreğine o anda düşmesinin tuhaf yanı yoktu; ne de olsa ertesi gün, onu burada tutan bütün bağlarını kopararak yolunu değiştirmeye, yani hiç bilmediği bir âleme girmeye hazırlanıyordu. Tekrar, önceleri olduğu gibi, yeni umutlar besleyecek, hayattan çok, pek çok şey bekleyecekti; ama ne beklediğini, neler istediğini bir türlü bilemeyecekti.”