Bahtiyar

Bahtiyar
Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır. Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür. "Bengü il tuta olurtaçı, sen Türk Budun!"
İncil'in eserini felsefenin eseri tamamlar; bağışlayıcı ruh başladı, hoşgörü ruhu da başlamış olanı sürdürdü; derin bir saygı duygusuyla söyleyelim, İsa ağladı, Voltaire gülümsedi; bugünkü uygarlğın tatlılığı, işte bu tanrısal gözyaşıyla, işte bu insani gülümseyişten gelmektedir (Uzun alkışlar).
Victor Hugo·Kitabı okudu
Reklam
Bir Tüy!
Bu hoppa ve iç karartıcı toplumun huzurunda, Voltaire, yalnız başına, sarayı, soylusu, paralısıyla; bilinçsiz bir güç olarak o kör kalabalığıyla; uyruklara karşı o denli kaba efendilere karşı öylesine saygılı olan, hem ezici hem dalkavuk, halkın sırtında krala karşı diz çökmüş (Bravo!) o korkunç yargıçlarıyla; ikiyüzlülüğü bağnazlıkla uğursuzca karıp karıştırabilen ruhbanıyla, bütün bu güçlerin gözleri önünde birleştiğini gördüğü bu sırada, Voltaire, tekrar edeyim, yalnız başına, bütün bu sosyal bozuklukların bir arada oluşuna, bu dev ve korkunç dünyaya karşı savaş açtı ve çatışmayı kabul etti. Peki neydi silahı? Bir rüzgar gibi ağırlıksız ve bir yıldırım kadar güçlü olan bir şey: Bir kalem!
Victor Hugo·Kitabı okudu
Voltaire
Yüz yıl önce bugün bir insan ölüyordu. Ölümsüz olarak ölüyordu.
Victor Hugo·Kitabı okudu
“Bunlar güzel sözler, ama bahçemize bakmamız gerek!”
İnsan cennete konulduğunda, çalışması için konulmuştur; bu da, insanın yatıp kalkmak için yaratılmadığını kanıtlar, dedi.
Reklam