Okur
zaimoğlu mehmet
bir alıntı ekledi.
Karmatlar da, Mazdek de, şakirtleri de kadınlarda ve eşyada iştirak istiyordu. Kanla hâlelenen bu hâtıralar iştirak kelimesini korkutucu hâle getiriyordu. Celâl Nuri de sosyalizmin iştirakçilik olarak tercüme edilemeyeceğini söyler. Toplumculuk da sosyalizmi karşılayamaz. Ancak 1876'da bunları yazan Şemsettin Sami Bey, 1312'de 4. baskısını yapan Kaamus-u Fransevîsi'nde sosyalizmi “Silk-i Sakim-i İştirâkiyûn” (sapık olan iştirâkiyûn yolu) diye tarif eder (Arap Şah'ın tâbiriyle "tek ayak üzerinde dünyayı velveleye veren" Timurlenk). Şemsettin Sami'yi böyle bir ihanete sevkeden arkasındaki kalabalığın ihanetidir (Timurlenk'le Nasreddin Hoca'nın Fil hikâyesi). Kendisinden önce böyle bir tradition (gelenek) yoktu, kendisinden sonra da geleceği şüphelidir. Bir sosyal sınıfa dayamamıştır sırtını. Namık Kemal ve Nuri Bey için sosyalizm güzel bir ideolojiden ibaretti, çünkü sosyal sınıflar yoktu. Bab-ı Ali'yle saraya sığınmaktan başka yapacak bir işi yoktu. Voltaire konuştuğu zaman, bütün insanlık namına konuşuyordu. Üçüncü bir görüş İştirâk-Idrâk mecmualarının görüşü. Sosyalizm İslâmiyet'in cennetidir. Tanyol'un görüşü. Metodolojik bir eksiklik var bütün bu münakaşalarda: bu sosyalizm nasıl bir sosyalizmdir. Sosyalizm nedir? Hangi sosyalizm Müslmanlığa uygundur, hangisi değildir? Yani henüz mesele ortaya atılmamıştır. Sosyalizm Batı Avrupa'da büyük sanayi ile doğar, sanayi inkılâbının doğurduğu bir sınıfın ideolojisidir. Bunun dışında bir sosyalizmden bahsedince, sıfatlarını belirtmek zorundayız. Sosyalizmden kasdedilen bugün ilmî sosyalizmdir, Marksist sosyalizmdir.
Cemil Meriç
Sayfa 162 - 163 / İSLÂMİYET VE SOSYALİZM
1