Açıkçası Ateizm hakkında daha doyurucu bilgiler bulacağımı sanmıştım, beklentimi karşılamadı. Şimdiye kadar okuduğum en düşük puanlı kitaba Voltaire'in hatırına 6.5 puan veriyorum.
Kitaba 6.5/10 puan veriyorum.
AteizmVoltaire · Kafe Kültür Yayıncılık · 2013184 okunma
Öncelikle belirtmek gerekir ki Voltaire bir ateist değildir; deisttir. Ancak o, açık yüreklilikle ve objektif bir şekilde ateizm üzerine araştırmalar yapmış, tarihteki yazarların, düşünürlerin ve devlet adamlarının bu konudaki fikirlerine ve toplum üzerindeki etkilerine değinmiştir.
Voltaire, ateizmi benimsememiştir; fakat örgütlü dinleri ve kilisenin dogmatik yapısını şiddetle eleştirmiştir. Ateizmi tamamen reddetmez, ancak tehlikeli bulur. Çünkü ona göre dinin tamamen ortadan kalkması, halkın ahlaki düzenini sarsabilir.
Filozof, din adamlarının Tanrı adına insanları sömürmesini en büyük sahtekârlık olarak görür. Bu nedenle Katolik Kilisesi’ni çok sert bir biçimde eleştirir.
İlginç bir şekilde Voltaire, ateistleri de eleştirir. Çünkü onların toplumsal düzeni tehdit edebileceklerinden şüphe duyar.
Sonuç olarak, Voltaire’in ateizm üzerine görüşleri dine karşı bir savaş değil, akıl, özgürlük ve hoşgörü çağrısıdır.
AteizmVoltaire · Kafe Kültür Yayıncılık · 2013184 okunma
Yazar Ateizmi örneklerle çürütmeye çalışmış ama kendini komik durumu düşürmüş. Ateist olmayabilirsin ama bu şekilde de yermek pek akıl karı değil çünkü cevaplar ilkokul öğrencisi bir çocuğu bile güldürebilir.
Hatta şöyle bir şey yapmış, öyle yetersiz bir şekilde yermiş ki (çünkü yermek de bir zeka, bir birikim, bilgi ve mantık ister) bunu okuyan bir deist, ateist olur :)
Kitabı incelemeden önce kitabın yazarı Voltaire'nin dini görüşünü öğrenmek gerek. Voltaire Deisttir. Yaşadığı dönemdeki Klise otoritesinden, Hristiyanlardan, Musevilerden nefret etmiştir.
Voltaire'nin bu kitabı ise Ateizm üzerine bir araştırma değil Ateizm ve Ateistlerin üzerine kusulan nefreti simgeliyor. Voltaire'ye göre bu kainatta her şeyin bir düzeni, bir amacı vardır. İnsanın amacı da bunları anlamaktır. Anlayamasa bile bunlara inanmaktır.
Voltaire Ateizme o kadar büyük bir nefret duyuyor ki Antik Yunan'daki gibi Mitolojik karakterlere ya da gezegenlere tapmanın Ateizmden daha mantıklı olduğunu savunuyor.
Voltaire'nin Ateizmden nefret etmesinin bir diğer sebebi de sosyolojik kimliğini kullanmasıdır. Tıpkı Schopenhauer, Nietzsche, Kant gibi düşünüyor Voltaire. Halkın dinsiz yaşayamayacağını, dinin toplumların bir otokontrol mekanizması olduğunu savunuyor. Bunu da şu cümlesiyle açıklıyor:
"Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi."
Voltaire Ateizmin kıyısında dolaşan ama Ateist olmak yerine Paganizm'i seçen Spinoza'yı çok fazla kullanıyor. "Spinoza bile" başlanan cümle sayısı 4 veya 5. Voltaire iyi bir noktaya deyinerek dindar ya da putperestlerin insanları Ateizm bataklığına sürüklediğini söylüyor.
Ancak kitabın içinde bulunan savlar yetersiz. Bertrand Russel'ın dediği gibi "Bilim ilerledikçe Felsefe geriliyor" Çünkü kitapta bulunan mükemmel döngü, mükemmel yaratılış diye bir olay bilimsel olarak yok. Gezegende her şey devinim içerisindedir ve bu devinim sonucu çevremizdekiler oluşmuştur. İnsan vücudu kusurlarla doludur.
Kısacası 50 sayfalık kitabın yazılış amacı Voltaire'nin pek de sağlam temellere dayanmayan Ateizm düşüncelerinden ibaret.
' Tanrı olmasaydı bile onu icat etmek gerekirdi ' diyebilecek kadar inançlı bir hümanistin Ateistleri savunması bu kitap. Voltaire i hakkaniyetli çok duru zihni yapısından dolayı sevdim.. Her sivri dilli gibi çok zeki.. Ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranabilmiş bir mahatma kendisi..
Devir öyle bir devir ki; kilise zihniyetinı her eleştiren kişiye Ateist yaftasına, suçlamasına maruz kalındığı bir ortam.. Başta bir çok şahsiyetin sanıldığı gibi ateist olmadığını söyleyerek onları savunuyor.
Bir insan ateist oldu ise bunun kabahatlisi kim diye soruyor.. el cevap.. aklını pazarda satılığa çıkartmış, vahiydeki akıl dışı anlatılara inatla sahip çıkan sözde dindarlar.. O zaman biri ateist oldu ise onları değil.. onları bu yola sürükleyenleri cezalandırın.. illede birini cezalandıracaksanız diyor..
Zihni çok duru.. Voltaire in.. ben sevdim.. Voltaire okumalarını devam..
AteizmVoltaire · Kafe Kültür Yayıncılık · 2013184 okunma
Ateizmi yermeye çalışmış ama gerçek derece de bir kritik yapamamış tamamen kişisel bir konu olarak ele almış eseri.
Eserde çok fazla doğru konu var. Gerçekten ateist bir toplum olması da zor dediği gibi buraya kadar sorun yok ama asıl sorun deistliği ateizmden üstün tutması ve ateistlerin de kafa yapılarının tembel olduğu için her şeyi sonsuz deyip işin içinden kurtulduklarını söylüyor. Ve bu saçmalık...
Öncelikle ateistler illaki bir tanrının varlığı veya yokluğu ile ilgilenmez var veyahut yok onu ırgalamaz. Olsa da tapmaz anlayacağınız şekilde. Ki tembellik konusuna gelelim. Asıl tembellik hemen bir kalıba koymaktır. Kuşa böceğe bakıp yaratılışından etkilenip bunu bir tanrıya yormak çok saçma bu asıl tembellik bu asıl kısa yol. Önemli olan bu kuşu veya böceği incelemek veyahut bize güzel gelen şey gerçekten güzel mi ya da güzellik nedir ya da bunların hepsi yanılsama mi diye sormalı insan. Bunu yapan fanatik olmayan inançsız biridir. Peki o halde ateist biri nasıl tembel olabilir?
Deizm ise bu kadar anlamsızlık arasında bir anlam arar ve bu anlamı dinlerde kutsal kitaplarda değil de mantık da evrenin kendisinde arar ve çıktığı sonuç ( ki bu bir sonuç değildir) mutlak bir yaratıcı olduğu. Peki bunun sonu yok mu gerçekten bir yaratıcı olduğu an bütün mesele çözülecek mi soru kalmayacak mı? Bir yaratıcı varsa onun ve sonra onun da yaratıcısı olur bunun sonu gelmez bu bir, ikinci ise neden illa bir yaratıcı neden olsun belki bizden üstün bir ırk bizi yaratmış olabilir aynı şuan bizim robotlar yarattığımız gibi. Bu da iki. Ve belki bu dünya tamamen bir rüya veyahut GTA gibi bir simülasyon un içinde olamaz mıyız? Bir rüyayı rüya olduğunu anca o rüyandan uyanınca anlarız tabi lucid rüya görmüyorsanız. Belki gördüğümüz her şey yanılsama veyahut hayatın bir anlamı yok
Döndük dolaştık gene Voltaire okuyoruz. Bu ne be kardeşim. Kitap gene kitaptan çok broşür gibi ama güzel yani dolu dolu. Yazar Ateizm’in yanlışlarını anlatırken aynı zamanda mensubu olduğu Deizm inancının nasıl olduğunu, ne yönde ilerlediğini ve fikirlerini açıklıyor.
Ateizm konusunda adeta nefret kusarken, kainatta her şeyin bir düzeni olduğunu anlatıyor. Dinsiz yaşanmayacağı, toplumlar için bir kontrol mekanizması olduğunu anlatıyor aslında. Katılırsınız, katılmazsınız size kalmış ama ben böyle tehlikeli konularda aklım yer etmez der geçerim.
İyi okumalar dilerim..
AteizmVoltaire · Kafe Kültür Yayıncılık · 2013184 okunma
Bağnazlık kuşkusuz bin kez daha beterdir, çünkü ateizm insana kanlı tutkular esinlemez oysa bağnazlık esinler; ateizm ağır suçlara karşı çıkmaz, ama bağnazlık ağır suç işletir.
Önyargınız olmadan açıp okuyun derim. Kitap her ne kadar ateizm başlıklınolsada büyük ölçüde yobazların ateistlerden ve deistlerden daha tehlikeli olabileceğini anlatmış.
AteizmVoltaire · Kafe Kültür Yayıncılık · 2013184 okunma
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.
Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.
Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.
Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir.
İngiltere'ye sürgün
Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür.
3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır.
Château de Cirey ve sonrası
Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir.
Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır.
Çalışmaları
Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır:
Oedipe (1718)
Zaire (1732)
Lettres philosophiques sur les Anglais (1733)
Le Mondain (1736)
Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738)
Zadig (1747)
Micromegas (1752)
Candide (1759)
Dictionnaire philosophique (1764)
Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770)
Oyunlar
Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları:
Ecossaise
Eriphile
Mahomet
Mérope
Nanine
Zaire
Şiir
Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır.
Mektup
2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...]
Felsefe
Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır.
Diğer çalışmaları
Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır.
Düşüncesi
Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu."
Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir.
Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır.
2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü.
Masonluğu
Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire