Soyunu sürdürmeyi reddetmesinin nedeni , varoluşun ona taşınamayacak kadar ağır bir yük olarak gözükmesiydi. "Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana" deyip dururdu.
Cihan gülümseyıp mırıldandı :
- Yedi ömrüm olsaydı eğer, her akşam şu taraçada, su rahat divana uzanıp yatmak için birini feda ederdim seve seve ; bu şarabı içmek , parmaklarımı şu kâseye daldırıp yemek için.. Mutluluk tekdüze bir yaşamda gizli.
Ömer cevap verdi :
- Bir , üç veya yedi , ben ömürlerimin hepsini şimdiki gibi , şu taraçaya uzatıp elimi saçlarında gezdirerek geçirirdim
- Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım ? Bir gülü seyrederim , yıldızları sayarım , yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim. Rabbim'in en güzel eseri olan insanın,onun bilgiye aç beyninin,aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularınının karşısında hayranlığı kapılırım.