Reyhan Turhan

Reyhan Turhan
@ReyhanTurhan
Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz. Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlı ğı da algılayamadığımız gibi, .... Ama o uçsuz bucaksızlığı hissettiğiniz, bir şey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve isteseniz de, istemeseniz de, kayaları yapışan likenlerin inatçılığıyla size yapışıyordu.
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Reklam
...sosyal medyada iletişim kurdukça yalnızlaştığımız inancındaydı. "Bu yüzden artık herkes birbirinden nefret ediyor," diyerek fikrini belirtmişti. "Çünkü arkadaşları olmayan arkadaşların aşırı yükle mesine maruz kalıyorlar. Dunbar sayısını duymuş muydun?" Sonra da Oxford Üniversitesi'nden Robin Dunbar diye bir ada-mın, insanların en fazla yüz elli kişiyi tanıyacak şekilde programlandığını keşfettiğini ve bunun avcı-toplayıcı toplumların ortalama nüfusu olduğunu anlatmıştı. "Kıyamet Kitabı'nda da öyle," demişti Ash, hastane kantinindeki çiğ ışıkların altında. "Kıyamet Kitabı'na bakacak olursan, o günler-de İngiltere'deki yerleşim merkezlerinde de ortalama nüfusun yüz elli kişi olduğunu görürsün. Kent hariç. Ben Kent'liyim de. Antisosyallik bizim DNA'larımıza işlemiş." Instagram'da bu kadar insanı bir saatte görebilirsin." Hiç sağlıklı değil! Beyinlerimiz bu yükü taşıyamıyor. Yüz yüze iletişimin özlemini her zamankinden daha da çok duymamızın nedeni bu.
Sayfa 125·Kitabı okuyor
memişti. Kalabalık şehirlerdeki yalnız zihinler bağlantı kurabilmenin özlemini çeker çünkü yüz yüze iletişimin en önemli şey olduğunu düşünürler. Ama saf doğanın (Thoreau'nun deyişiyle, "vahşilik merheminin") ortasındayken, yalnızlık apayrı bir kişiliğe bürünüyordu. Başlı başına bir çeşit bağlantıya dönüşmüştü. Doğay la arasındaki bir bağlantıya. Kendisiyle kurduğu bir bağlantıya.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
etmekten bir adım daha uzaklaştırmıştı. "İnsan," diye yazmıştı Thoreau Walden'da, "hayallerine doğru gü venle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiğ takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır.” Aynı zamanda bu başarının, yalnız kalmanın bir ürünü olduğunu gözlemlemişti. “Kendime yalnızlıktan daha jyi bir dost bulamadım.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
. Yüzme sanatı herhalde bütün sanatlar tam bir adanmışlık istiyordu. Eyleme ne kadar yoğunlaşırsanız, diğer şeylerden o kadar uzaklaşıyordunuz. Kendiniz olmaktan kurtulup yaptığınız şeye dönüşüyordunuz.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Reklam