Reyhane

9/10
·244 syf.··
2026 30. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:56
Çöl Çiçeği, Somalili bir kız olan Waris Dirie'nin gerçek yaşam öyküsünü anlatır. Waris, çocuk yaşta zorlu şartlar altında büyür ve geleneksel uygulamalar nedeniyle büyük sıkıntılar yaşar. Henüz genç yaşta evlendirilmek istenince evden kaçar ve uzun, yorucu bir yolculuğun ardından farklı ülkelerde yaşam mücadelesi verir. Daha sonra keşfedilerek dünyaca ünlü bir model olur. Ancak elde ettiği başarıyla yetinmez; yaşadığı zorlukları dünyaya anlatarak kadın hakları konusunda önemli bir savunucu hâline gelir. Kitabın temel temaları özgürlük, cesaret, insan hakları, kadınların yaşadığı sorunlar ve zorluklar karşısında mücadele etmektir. Waris Dirie, kendi hayat hikâyesi üzerinden geleneklerin bireyler üzerindeki etkisini ve değişimin mümkün olduğunu gözler önüne serer. Bu kitap beni gerçekten çok etkiledi. Okurken birçok yerde duygulandım ve zaman zaman okumakta zorlandım. Bir insanın, özellikle de bir kadının, hayatı boyunca karşılaşabileceği pek çok zorluğa rağmen pes etmeden yoluna devam etmesi çok etkileyiciydi. Waris Dirie'nin azmi ve kararlılığı bana önemli dersler verdi. Bu nedenle kitabı okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Reklam
8/10
·374 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 22:08
Damızlık Kızın Öyküsü, kadınların temel haklarını kaybettiği ve baskıcı kurallarla yönetilen Gilead rejimini anlatır. Doğurganlık oranlarının düşmesi nedeniyle doğurgan kadınlar “damızlık kız” olarak seçilir ve yönetici aileler için çocuk doğurmaya zorlanır. Roman, gerçek adı verilmeyen bir damızlık kızın gözünden anlatılır. Ana karakter, geçmişteki özgür yaşamını, eşini ve çocuğunu hatırlarken yeni düzende hayatta kalmaya çalışır. Baskı, korku ve kontrol altında yaşarken bir yandan da umudunu korumaya ve sisteme karşı küçük direniş yolları bulmaya uğraşır. Kitap; özgürlük, kadın hakları, kimlik, otorite ve baskıcı rejimlerin toplum üzerindeki etkilerini sorgulayan güçlü bir distopik eser. Beni okurken o kadar zorladı ki bazı yerlerde resmen kanım dondu. Kadının bu kadar değersizleştirilip bir araca dönüştürüldüğünü görmek sarsıcıydı. Ve ne yazık ki günümüzde benzer örneklerle karşılaşıyor olmak, okuduklarımı daha da düşündürücü hâle getirdi. Kadınların değer gördüğü, haklarının korunduğu ve özgürce yaşayabildiği bir dünya dileğiyle… Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
10/10
·173 syf.··
2026 28. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 17:19
Hayır Diyebilme Sanatı, insanların çoğu zaman başkalarını üzmemek, reddedilmekten korkmak ya da onay almak için istemedikleri durumlara “evet” dediğini anlatır. Kitapta, sürekli fedakârlık yapmanın zamanla kişiyi yorduğu ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olduğu vurgulanır. Eserde, “hayır” diyebilmenin kaba ya da bencilce bir davranış olmadığı; aksine sağlıklı sınırlar koyabilmenin önemli bir parçası olduğu savunulur. Okuduğum süre boyunca özgüven geliştirme, manipülasyonu fark etme, duygu yönetimi ve net iletişim kurma konusunda birçok öneriyle karşılaştım. Ayrıca insanlar tarafından sevilme isteğinin bazen kişiyi kendi hayatından ödün vermeye sürüklediği anlatılır. Bu nedenle bireyin önce kendi değerini fark etmesi, zamanını ve enerjisini koruması gerektiği üzerinde durulur. Kitabın temel mesajı, kişinin kendini ihmal etmeden, saygılı ama kararlı bir şekilde “hayır” diyebilmeyi öğrenmesidir. Kitabın ilk kısmında yer alan teste ben de katıldım ve maalesef bir ‘’Sayın Evet” olduğumu fark ettim. Hayır diyebilmek benim için de gerçekten zor bir durumdu; ancak kendimden verdiğim ödünlerin çoğunu fark etmiyormuşum. Umarım bundan sonra bu konuda daha dikkatli olabilirim. Benim severek okuduğum bir kitaptı. Eğer siz de kendinize sınır koymakta zorlandığınızı düşünüyorsanız, mutlaka okumanızı öneririm.
Hayır Diyebilme SanatıMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 202417,7bin okunma
8/10
·127 syf.··
2026 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 12:04
Nefaset Lokantası, gazeteci Salih’in uzun yıllar çalıştığı işinden kovulduktan sonra Türkiye’yi terk edip Rio de Janeiro’ya gitmeye karar vermesiyle başlar. Gitmeden önce, müdavimi olduğu Nefaset Lokantası’nda onun için bir veda yemeği düzenlenir. Bu gece, Salih için yalnızca bir veda değil; aynı zamanda geçmişle yüzleşmenin başlangıcı olur. Yemek boyunca zihni sürekli geçmişe gider: eski aşkına, çocukluğuna ve hayatında yarım kalmış anılarına… Anlatı, zamanlar arasında gidip gelen bir iç yolculuğa dönüşür. Salih’in hatıraları bugünü belirsizleştirirken, geleceğe dair umutlarını da bulanıklaştırır. Roman; yalnızlık, pişmanlık, aidiyet ve “gitmek mi kalmak mı?” ikilemi etrafında şekillenen bir varoluş arayışını anlatır. Kısa bir kitap olmasına rağmen benim için okuması oldukça uzun sürdü. Bu durum biraz vakit bulamamamdan kaynaklansa da genel olarak yavaş ilerleyen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Konusu ilgimi çektiği için merakla başladım; ilk bölüm oldukça akıcıydı. Ancak ilerleyen kısımlarda yoğun içsel konuşmalar, geçmişe sık sık dönüşler ve mektuplar yer yer dikkatimi dağıttı. Bu nedenle, sindirilerek okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bazı noktalara beklediğimden fazla anlam yüklemiş olabilirim; bu da eserin bende birkaç soru işareti bırakmasına neden oldu. Yine de farklı anlatımı ve derinlik arayışıyla okunmasını tavsiye edebileceğim bir eser.
Nefaset LokantasıTuğba Doğan · Yapı Kredi Yayınları · 20192,327 okunma
9/10
·517 syf.··
2026 26. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 22:44
Martin Eden, alt sınıftan gelen genç bir denizcidir. Tesadüfen tanıştığı burjuva bir aileden ve özellikle Ruth adlı genç kadından etkilenir. Ona layık olabilmek için kendini geliştirmeye karar verir. Büyük bir azimle okumaya ve yazmaya başlar, yazar olmayı hedefler. Uzun süre boyunca yazıları yayınevleri tarafından reddedilir, yoksulluk çeker ve çevresi tarafından küçümsenir. Ancak pes etmez. Sonunda eserleri kabul edilir ve ün kazanır. Fakat bu başarı, hayal ettiği mutluluğu getirmez. Çünkü toplumun ve insanların değerlerinin yüzeysel olduğunu fark eder. Ruth da onu başarıdan sonra kabul etmeye çalışsa da Martin artık ona ve temsil ettiği değerlere yabancılaşmıştır. Roman, Martin’in içsel boşluk ve hayal kırıklığıyla yüzleşmesiyle son bulur. Severek okuduğum bir romandı. Ancak adı üstünde bir roman olsa da, bir insanın bu kadar zorluğa rağmen nasıl bu kadar ısrarla devam edebildiğine okurken çok şaşırdım. Ayrıca, bunun sonucunda neden intihar ettiğine de tam olarak anlam veremedim. Severek okuyacağınız, uzun soluklu bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam