Reyyan Öztürk

Reyyan Öztürk
Atatürk çocukları
Merhaba; Ben, bu ülkenin milyonlarca Türk gencinden yalnızca biriyim ve sizden bir ricada bulunmak istiyorum. Bizler, Atatürk’ün çocukları, Cumhuriyeti emanet ettiği gençlik olarak, yeni öğretim yılına daha güçlü başlamak, 9 Eylül 2024 sabahı okulda Türk olduğumuzu, değerlerimizi ve Cumhuriyetimizi her koşulda koruyacağımızı göstermek istiyoruz. Bunun için, Türkiye Cumhuriyeti topraklarından, Misak-ı Milli'nin her bir karışından ve hatta dünyanın dört bir yanından duyulacak bir sesle, İstiklal Marşı’mızı, Andımızı ve Gençliğe Hitabe’mizi en güçlü şekilde okumalıyız. Bizler Türk’üz ve bu topraklarda Türk olarak var olmaya devam edeceğiz. İster 100 yıl, ister 1000 asır geçsin, bizlerin vazgeçemeyeceği ve vazgeçmeyeceği yegâne şey budur. Ve bizler, bunu artık yalnız içimizde bilmekle kalmayıp, hep bir ağızdan bu Cumhuriyeti koruyacağımızı haykırmalıyız. Bu vatan her şeyden önce biz gençlere emanettir. Unutmayın ki, bu toprakları koruma kudreti, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Sizden ricam, bu mesajı yaymanız ve her daim gururla Türk olduğumuzu ifade etmenizdir. Bu şekilde, ulusal değerlerimize olan bağlılığımızı ve Cumhuriyetimizi yaşatma kararlılığımızı gösterebiliriz. Teşekkürler.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
— Tarihe geçen şahsiyetler için ölümünden sonra bile kesin bir karar verilemez. Çünkü zaman onların değerini değiştirebilir.
Tarih, insanları; insanlar da tarihi yarattığına göre ebediyete kadar devam edecek bir fâsid dairenin içinde kapalıyız demektir ve tarihin bedbahtlığı da kendisinin, menfaat gördükleri zaman en ilâhî hakikatı bile red, inkâr, tahrif veya ihfâ edebilen insanlar tarafından hikâye edilmesindedir.
Fâsid: bozuk, kötü, yanlış olan, bozguncu (vikisözlük) - Tahrif: bir şeyin aslını bozma, değiştirme - İhtâ: gizli olmak
— Kahraman anası olmak!... Hiç olmazsa kahraman anası olmayı istemek... Sana soruyorum: Kül Tegin’in adına dikilen taş parçası mı mühimdir, yoksa onun savaşları mı? O taşların üstündeki yazının lehçesi mi ehemmiyetlidir, yoksa Kül Tegin’in kendisi mi? Oğlunu kahraman olarak yetiştirdiğini yazıtlardan öğrendiğimiz o Umay gibi kadın yani Kül Tegin’in anası hiç şüphesiz edebiyat tarihi okumamıştı. Ama mazideki savaşları herhalde biliyordu.
Göğsünde vurup parçalanan kalbi, nihayet Bir saçları kan, gözleri keskin dişi çeldi. Artık bitecek ruhunu sarsan bu şeamet. Zira saçı kan sevgilinin ismi eceldi... İçtin de ecel zehrini sen kendi elinle Hâlâ bu gönül hangi uzak gölgeyi bekler? Bak, haykırıyor «Boştur ümitler» diye dinle, Zulmette keder besteleyen gamlı köpekler. Bir dinle adem ülkesinin ruhunu: Yer yer Davet ediyor bak seni binlerce kucaklar... Bir sır gibi, sevda gibi sessiz gezinenler Bir gün seni otlarda uzanmış bulacaklar... Kalbin benim olsun diyorum, çünkü mukadder... Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök, ver! Yoktur öte âlemde de kurtulmaya bir yer! Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın... Râm ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin... Yazmış kaderin: Aşkıma ömrümce esirsin! Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin: Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...