"..bildiğim tek şey dünya zorla değil yolla düzene giriyor. Zor hiçbir zaman yolun yerini tutamaz benim sevgili, benim bilgili oğlum. Söyle bakalım bana, zor kullanarak şiddetli esen bir rüzgârın yönünü değiştirebilir misin.? Geceyi gündüze dönüştürebilir misin.? Ayı, güneş yapabilir misin.? İnsanların ruhu da böyledir. İnsan ruhu zorla terbiye edilmez."
Tebessüm ettmeyi ne zaman unuttuk biz? Bir gülümseme, hafif bir dudak hareketi neden bu kadar ağır geliyor bize? Neden karanlık bir çukurunda umutsuzlukla dolduruyoruz yüreğimizi?