Kimberley ilk defa okudum ve beni bu kitaptan gerçekten ayıramadı saatlerin nasıl geçtiğini bilmeden okudum.. dili çok sade ve akıcı kullanmış olay örgüsünü öyle güzel tasarlamış ki kitaptan kafamı kaldıramadım kesinlikle lezzetliydi Sarah Jio tadını aldım diyebilirim..
Ahh Beattie ve Emma, hikayeleri çok derindi kesinlikle hayatla olan mücadele ve hiç yılmayış ama yıpranış derinden hissettirdi.
Beattie hayata çok erken atılmış çok kötü hayat tecrübeleriyle hayatına kızı Lucy sayesinde tutunmaya çabalamış başına ne gelirse gelsin sadece Lucy’i düşünerek hareket etmiş tam bir anneydi. Ahh bir de hiç unutamadığı tek aşkı Charlie’si vardı. Ama yarım kalarak ölmüş ve hayatını(gerçek hayatını) sadece torunu Emma’ya miras bırakmış sonrasında emma anneannesinin hayatını bilmek belki de kır çiçeği tepesi’ne giderken kendisinin de hayatını değişeceğini bilmeden kendini orda bulmuş.
Kitabında üstünde yazdığı gibi “Bazen kader, kişilerle sınar bizi ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir”
İçim biraz buruk bitmiş bir kitap olsa da düşündürmesi, beni içine çekmesi muazzamdı
Teşekkürler Freeman saatlerimi bu kitapla geçirdiğim için mutluyum..