" Kalabalıkları, hurafelerden daha iyi hiçbir şey yönetemez.Hele ki onlar, haddini bilme ve dönek din çılgınlığı tarafından ele geçirilmişse.Onlar bir sürünün çobanına yaptığı gibi papazlarına saygıda kesinlikle kusur etmezler. "
" Kadınlar sağlam ilkelere sahip değildirler.Çünkü usları zayıftır.Bu nedenle de kendilerine sağlam bir yön seçmekten acizdirler.Namuslu, ahlaklı ve adaletli olma konusunda kadınlar bu sebeple erkeklerden bir adım geridedirler.Kadınların aslî özellikleri olarak adaletsiz olma, namuslu olmama, yerine göre davranamama ve ahlaksız olmaları sayılabilir.Buna karşın insanları sevme konusunda erkeklerden üstündürler.Merhamet duymak konusunda kadınlar erkeklerden daha duyarlıdırlar fakat kadınlar için yalnızca apaçık görünen nesnelerin varlığı ve hissedilebilirliği söz konusudur.Sadece sözcüklerle anlatılan, kendilerinden uzak geçmişte olan ve gelecekte olabilecek olan kişi, durum veya nesnelerin kadınlar için pek de bir önemleri yoktur.Bu durumun bir özetini yapmak gerekirse adalet daha çok eril, sevgi ise daha ziyadedişil bir ahlak anlayışıdır. "
" Cassina, merhametin anlık olarak oluşan zihnin yanılgılarından dolayı meydana geldiğini söylüyor. Kendimizi diğer kişinin yerine koyarak kendimizi bir hayale kaptırdığımızı düşünüyor...bu konuda kesinlikle yanılıyor.Çünkü merhamet duyduğumuz hiçbir anda kendimiz için merhamet duymayız.Merhamet duyulan kişinin kendimiz dışındaki bir kişi olduğunun her an bilincindeyizdir.Onun acısını kendi içimizde değil de tam da acıyı çeken kişinin yani onun içinden hissederiz. O acıyı onunla ve onun içinden duyarız...
Hatta kendi durumumuz, içimizde merhamet duygusu uyandıran kişinin durumundan ne kadar iyiyse, ona karşı o kadar çok merhamet duygusu besleriz.Yüreğimiz içimizde, aramızdaki farkın büyüklüğüneistinaden merhamet duygusunu büyütür."