" Ne var ki, yıllar zamanın doğal akışı içinde geçtikçe başka birine dönüşmüş olmak bizi üzmez ; aynı şekilde belirli bir dönemde birbirine zıt onca ayrı kişiye dönüşebilmemize, bir gün içinde sırasıyla fesat, duyarlı, müşkülpesent, kaba, kayıtsız, haris oluşumuza da üzülmeyiz.Üzülmeyişimizin nedeni aynıdır :Silinmiş olan benlik -ikinci durumda ve kişilik söz konusu olduğunda geçici olarak, ilk durumda ve tutkular söz konusu olduğunda temelli ortadan kaybolan benlik- o anda var olmadığı için diğerine o esnada veya temelli dönüşmüş olduğumuz kişiliğe üzülemez ; kaba adam kabalığına güler çünkü kabadır ; unutkan adam hatırlayamadığına üzülmez çünkü zaten unutmuştur.Albertine'i diriltemezdim çünkü kendimi, o zamanki benliğimi diriltmem mümkün değildi..."
" Entelektüel ve duyarlı kişiler yalana pek eğilimli degildirler.Yalan butür insanları gafil avlar, çünkü çok zeki olsalarbile ihtimaller dünyasında yaşarlar... "
" Kim bilir kaç kez iki insanın arasındaki ilişkiyi ve yaşanan buhranları anlamaya çalışmış, sonra birden o iki insandan biriyle daha da yakın ilişkisi olan üçüncü bir kişinin bakış açısından, belki de buhranın sebebi olan bakış açısından dinlemişimdir olayı.Eylemler böylesine belirsizken bizzat insanların belirsiz olmaması beklenebilir mi ? "
" Albertine'in masumiyetine artık inanmıyordum çünkü artık masum olduğuna inanma ihtiyacı duymuyor, bunu şiddetle arzulamıyordum.İnanç arzudan kaynaklanır ; bunu genellikle fark etmeyiz.Çünkü inançları doğuran arzuların çoğu -beni Albertine'in masum olduğuna ikna eden arzunun tersine- ancak hayatımızla birlikte sona erer. "
"...çünkü aşk bitince gerçekten çok şey öğrenilir, ama öğrenilenlerin bir önemi kalmaz.Hatta tıpatıp aynı şeydir.Çünkü aşkımız bittikten sonra gördüğümüz kadın bize her şeyi söylüyorsa, artık o başka bir kadın veya biz başka bir erkek olduğumuz içindir; âşık olan kişi artık yoktur. "