Dilek

Dilek
“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.”
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Kimseye anlatılamaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip şeyler gözüyle bakarlar. Biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaycı bir gülüşle dinlerler bunları. Çünkü he- nüz çaresi de, devası da yok bu dertlerin. Tek ilaç şarap yardımıyla unutmaktır; afyonun ve uyuşturucu maddelerin sağladığı sahte uykudur. Ama ne yazık ki bu tür devaların da etkileri geçicidir, acıyı kesecekleri yerde çok geçmeden daha da şiddetlendirirler. Acaba bir gün bu metafizik olguların, ruhtaki bu kendinden geçme halinde ve uykuyla uyanıklık arasında beliren gölgeler yan- sımasının sırrı anlaşılacak mı?
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam
İnsan nasıl yanılabilir? Ancak görmeyerek. Peki, görülecek şeyi nasıl göremez?! Görmeye cesaret etmeyerek.
Sayfa 651·Kitabı okudu
Belki de yaşıyor olmam bir peşin hükümden ibarettir?
Sayfa 644·Kitabı okudu
utanmadığım tek insan sizsiniz. Çünkü çok kötü birisiniz. Çünkü benden çok daha kötü birisiniz.
Sayfa 640·Kitabı okudu
Şımdi otuzarın başındasın, kırkına gelince herkesin işi biter. Hele elli oldu mu herkes tatmin edici bir hayat yaşadığını zanneder, üstelik çok geçmeden bütün dertlerinden de kurtulmuş olur. Bır yerlere sığınıp uyum sağlayanların durumu iyi olur ancak! Al sana hayatın bütün hikmeti! Hayatın iyi kısmı altta kalanlara nasip olur! Ve yalnızlıktan fenası yoktur!
Sayfa 628·Kitabı okudu
Reklam