Var kalmayı hür kalmaya tercih ettiklerinden ruhları, içinde dişlilerin takırdadığı bir hesap makinesinden farksız zihinlerinde hapisti. Yaşamak ve bu uğurda gerekirse öldürmek için zihinleri seyir, atış, denge ve mevki hesapları yaparken, esaret altındaki o ruhları o sırada bazen abes bir türkü yakar, yersiz bir şiir mırıldanır, kağıda anlamsız çiçekler karalar, böylece hürriyet hasretini az da olsa giderirdi.