İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım; onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım; çünkü bütün hesaplar aleyhime çıkıyordu, bu meçhul ümitler beni aldatırlarsa mahvolacaktım...
Tarihi bir sır yüzüne nakşedilmiş senin... Seni doğuran anne, seni düşleyen baba henüz dünyada yokken, atalarının çizdiği kederli bir sima, tenden tene geçen yakıcı bir ağıtın son defteri olmuşsun... Nasıl okuyacağını bilmiyorsun yüzündeki harfleri...
İnsanların bir şey öğrenmeye zamanı yok artık... Dükkanlardan hazır şeyler alıyorlar... Ama dost satan dükkanlar olmadığından insanların artık dostları kalmadı...