Ah ne korkunçtur
Üç kuşağın bir evde bir araya geldiğini görmek!
Bazı dalları çürümüş dökülen
Ve bir yandan sürgün veren yaşlı bir ağaç gibi.
-Ezra Pound
PALYAÇO : Başka ne yaparsak deli sayılabiliriz sizce?
STAR : Başka birilerinin hayatını oynar insan bazen. Başka biri olmak nasıl diye merak ettiği için değil. Sırf böyle istendiği için. Şimdi böyle bir oyun oynadığı için insan deli sayılır mı?
PALYAÇO : Bilmem. Sayılmaz herhalde. Sayılmamalı. Siz ne düşünüyorsunuz?
STAR : Sayılmanız gerek. Başka biri olamaz insan. Ancak kendi olabilir. Sadece kendi. Kendi olamıyorsa da oynadığı insan olmalı. Arada sıkışıp kalmamalı. Bana en garip gelen de bu açıkçası. Yani, başka biri olmak için çabaladığımızda, kimse bizi deli saymaz da kendimiz olmaya çalışınca deli sayılırız.
STAR : Farklı olmak da bir tür delilik sayılır. Kendine benzemeyeni yok etmek içimizdeki en ilkel dürtüklerden aman neydi onun adı...
PALYAÇO : Dürtü mü?
STAR : Hah. Evet. Dürtü. İçimizdeki en ilkel dürtülerden biridir. Hele bir benzemeyin onlara.
PALYAÇO : Onlar?
STAR : Diğerleri. Çoğunluk. Sizi yok etmek için ellerinden geleni yaparlar. Önce ezip sindirmeye çalışırlar. O kadar pısırık değilseniz, adınızı hemen koyarlar: Deli. Sonra da ortadan kaldırmak için bir deliğe tıkarlar. Sizi orada unutup, güvenli hayatlarına huzur içinde devam ederler.
STAR : Başkalarının işine gelmediğimiz zaman da deli olarak etiketlenmemiz aslında çok çok kolaydır.
PALYAÇO : Başkalarının işine gelmemek derken neyi kastediyorsunuz?
STAR : Herkesin görmek, duymak, varlığını kabullenmek istemediği birtakım şeyler vardır. Ama siz bilerek ya da bilmeyerek bunları ortaya döktüğünüzde...
PALYAÇO : Sanırım anlıyorum. Yani, insanlara istediklerini sunmadığınızda bile deli olarak adlandırılmanız çok kolay.