Olcay eryılmaz

Olcay eryılmaz
@Robebahjan
İstanbul Beyoğlu, 25 Aralık 1987
26 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
El postino (postacı)
+ sevgili şair arkadaşım ve yoldaşım beni bu belaya sen bulaştırdın ve sen kurtaracaksın. bana okumam için kitaplarını verdin. dilimi pul yalamam dışındada kullanmamım yollarını öğrettin. aşık olmam senin suçun. -hayır bunun benimle bir ilgisi yok sana kitaplarımı verdim.ama şiirlerimi çalmana izin vermedim. benim matilde için yazdığım şiiri Beatrice'e vermişsin. +şiir onu yazana değil ona ihtiyacı olana aittir. -bu demokratik tutumunu takdir ediyorum.
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ülkemizin üzerindeki bu kasvetli havanın kalktığı,ekonomik bir buhranla sınandığımız bu sıkıntılı günlerin akıl ve bilim ışığında tezelden güzel günler getireceği ümidi ile her gün kıymetini daha iyi anladığımız, bize bağımsız bir yurt bırakan ve özgürce dini bayramlarımızı kutlamamızı sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve silah arkadaşlarınıda minnetle ve özlemle anar,siz sevgili kitap severlere mutlu nice bayramlar dilerim.
William Shakespeare
Vaz geçtim bu dünyadan,tek ölüm paklar beni. Değmez bu yangın yeri Avuç açmaya değmez Değilmiki çiğnenmiş inancın en seçkini Değilmiki yoksullar mutluluktan habersiz Değilmiki ayaklar altında insan onuru.
Edebiyat
Karacaoğlan
Beyefendi izin ver de gideyim arkam sıra ah çekip de ağlar var bir muradım Nazlı yare kavuşmak ara yerde yıkılası dağlar var. Kuru gazel gibi göğe savrulma acı Poyraz gibi esip yorulma nerede güzel görsen Gönül çevirme bizim ilde cana kıyan Beyler var. Yeni geldi Arap atın sökünü seyireyle sağa sola bükeni helal edin tuz ekmeğin hakkını varamıyorum beni burada eyler var. Karacaoğlanım kendim ögmeyim taşlar alıp dertle Sinem döğmeyim güzel sevme derler nasıl sevmeyeyim çatık kaşın arasında benler var.
Şiir
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter. ” (141)