Tıpkı Niteliksiz Adam gibi 2. Dünya Savaşı'nın ve Avrupa'daki alt-üst oluşun bir habercisi bu kitap da. Niteliksiz Adam yukarıdakileri anlatıyorsa Ferdinand aşağıdakileri tüm pespayelikleri anlatıyor. Ama kitapta içime sindiremediğim ve neredeyse kitabın tüm değerini alıp götüren olgu kadınlara çeşitli karakterlerin ağzından defalarca hakaret edilmesi. Kitaptaki tüm kadın karakterlerin de (Bardamu'nun annesi hariç) cinsellik dolayımı ile hikayeye girebilmesi de tesadüf olmasa gerek. Gecenin Sonuna Yolculuk müthiş bir panorama sunar, Bardamu'nun umursamazlığını ve unutsuzluğunu biz de paylaşırız, hatta okuyucu olarak düzene öfke saçarız ama Celine Ferdinand iş kadın meselesine gelince tam da düzene ve dönemine göre hareket ettiği için benim açımdan sınıfta kalmıştır, isyanı eksikli gediklidir.
Akıl ile hayvani güdülerin çatışması. Bir yanda korkuya ve korkunun getirdiği çılgınlığa teslim olmak istemeyen Ralph, bir yanda korku ve umutsuzluğu bir vahşet şölenine çeviren Jack. Bir yanda akıl ve sağduyu, bir yanda güdüler ve karanlık duygular. Bir yanda fikirlerin tartışıldığı sıkıcı(!) toplantılar, bir yanda esrik kabile törenleri.
Müthiş bir kitap. Irkçılığı içeriden anlatan ve darmadağın eden bir hikayeleştirilmiş gerçek. Siyahiyseniz hayat zor, hem siyahi hem kadınsanız neler yaşayabilirsiniz?
Bilge Karasu ile çok geç tanıştım. İlk okuduğum kitabı Göçmüş Kediler Bahçesi. Büyülendim diyebilirim. Bu nasıl bir dil ve anlam zenginliğidir. Mutlaka okumalısınız. Türkçe'ye bakışınız değişecek. Leziz bir kitap.
Muazzam bir roman olmuş. Yeni yazarlara olan önyargımı kırdı. Türkiye'nin hal-i pür melali kapitalizmin inşası sönen ocaklar harika bir kurgu ve dille anlatılmış.