Atılgan değildi, cesur da değildi. Hilekardı. Çarpıştığı, takip ettiği hiçbir insanla yüz yüze çarpışmamış, her zaman arkadan vurmuştu. Onun yaptığı hilekarlık, kurduğu tuzak akla
hayale gelmezdi.
"Abdi ölümü hak etmiştir''
İneklerini çekip götürüşleri geliyordu gözünün önüne...
Çakırdikenlikte, bıçak gibi ayazda, ayaklarını, bacakları dikenler yiye yiye çift sürüşü geliyordu. Ayazda, dikenierin yırttığı yerler ateş düşmüş gibi cayır cayır yanar, adamın yüreğine işler.
Zehir gibi acı, kahırlı çocukluğu toptan geliyordu aklına... "Abdi ölümü hak etmiştir. Hele varalım köye."