Dönüşüm” bittiğinde odanızın içinde hafif bir boşluk hissi kalıyor. Belki Gregor’n
sessiz vedasından, belki de farkında olmadan kendi Gregor’larımıza yaptığımız vedalardan. Ve anlıyorsunuz ki, Kafka’nın asıl sorusu şu: Bir gün kabuğunuz çatladığında, içeride kalan hâlâ siz misiniz, yoksa çoktan başka bir şeye mi dönüşmüşsünüz?
Sade ve anlaşılır diliyle kısa ama etkileyici bir kitap. Özellikle nefis terbiyesi ve ahlaki gelişimle ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Okurken kendi dil alışkanlıklarımı sorgulama fırsatı buldum. Sessizliğin ve düşünerek konuşmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladım. Kitap boyunca Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadislerine ve ayetlere dayandırarak verdiği örnekler, konuyu daha da anlamlı kılıyor. En çok etkilendiğim bölümlerden biri, kişinin diliyle hem kendini hem de başkalarını nasıl yükseltebileceği ya da düşürebileceği üzerineydi.